Muhakeme bitti, hüküm devrildi,
İradem bir ince sapa sarıldı.
Akıl darmadağın, fikir yoruldu;
Hesap sorulmaz, kime darıldı?
Suçlayamazsın sen bu meczup canı,
Sivas’ın bağrından kopup gelen ses,
Dünyaya şahitlik, Hakk’a bir nefes.
Ne saray arzuladı ne süslü kafes,
Bir "tatlı söz" idi Muhsin Reisim.
Hesabi olanlar durakta kaldı,
Öyle bir ömür sürdünkü şerefle şanla,
Bir değil, sanki bin adam gibi
Sonsuzluğa gittin karla dumanla
Kazıldın yüreklere bir sevda gibi
Eğilmedi kimsenin önünde başın,
Yarim yola çıkar gönle süzülür
Alnımıza sevdanın en karası yazılır
Fesat ile haset yolumuza dizilir
Fitnenin dişlisin de masum bir aşk ezilir...
Kara ise kaderin bir şey gelmez ki elden
Benim öldüğüm an senin gittiğin andır canım.
Ben söyleyim, sende bunu bilde
Sen gidince benim yolum cehenneme kadar!
Sen gidince benim gözüm dalar ufuklara!
Sen gidince benim gidişimin dönüşü yok.
Olsun sen yaşa gönlünce, dilediğince yaşa.
Benim bu dünyaya sadece yemek, içmek, yatmak ve sevişmek için gelmiş olamazdım.
Ve bedel ödeyerek öğrendim ki
Yaratanın insanca ülkü gibi büyük bir davaya hizmet etmemin muradı varmış...
Müsait olursam değil,
Vakit olmasa da sana gelirim diyenler...
Gecenin en karanlığında,
Yıldızlar kaybolsa da yine sana gelirim.
Kıymetini bil,
Böyle sevenler kalmadı.
Müsterih ol ey yar, gönlün şâd olsun,
Ben seni; sen yokken de sevmeyi öğrendim.
Varsın hayallerim hicranla dolsun,
Ben seni; sen yokken de sevmeyi öğrendim.
Gözlerin ufkumda sönmez bir ferdi,
Gürültüden kaçıp bir yana durdum,
Suskunluk içinde kendimi buldum.
Gördüğüm vefasızlığı hayra yordum,
Ruhumu dinlemek pek güzel şimdi.
Uzaklaştım artık yalan dünyadan,
Ne bir sevgi var, ne gerçek seven,
Oynasam gülsrmde mutlu değilim,
Boy pos endam, kaş göz, güzellik
Boyu boyuma denk olsada mutlu değilim...
Konuşursan konuşur yazarsan yazar bildiğin robot,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!