Nedir bu kalbinde esen deli rüzgar,
Bir yerde durmaya vaktin yok mudur?
Gözlerin her yerde bir iz mi arar,
Bu bitmeyen yolculuktan yorulur.
Aradığın aşk mıdır, yoksa huzur?
Nedir bu telaşın nedir acelen,
Seven bulamadın onun için mi?
Her yüzü bir umut, bir melek bilen,
Yolu doğrulmadın onun için mi?
Bir dur, dinle kalbin derdi ne ola,
Kalbim terk edilmiş bir ev gibi,
Yıkık dökük ve buz gibi soğuk.
Pencerelerinden ayaz sızıyor,
Her köşesinde sensizliğin nemi.
Tozlu raflarda küflü anılar birikmiş,
Her biri birer izbe, sessiz ve loş.
Nefes aldığım her an, baktığım yöndesin sen,
Damarımda dolaşan o sessiz ündesin sen.
Güneşin ışığında, gecenin tülündesin,
Gözlerimi yumsam da yine önümdesin sen.
İçtiğim her yudum su, senden bir koku taşır,
Sen benim artık damarları tıkanmış
Yaşlanmış yorulmuş epeyce de büyümüş
Tesadüfen atan ritmi bozulmuş kalbim olma
Sen, bitti derken, beni tekrar cana getiren
Pamuk ipliği ile hayata bağlayan nefesim ol...
Sen vardın bilmeden çizdigim resimde,
Bakarken gördüğüm sendin aynanın aksinde,
Sen beni hayata bağlayan, alıp verebildiğim nefesim...
Nasıl oluyor da bulunuyorsun her şeyde,
Sen varsın ruhumda yüreğim de tüm bedenimde,
Nefesim bir mabet, içinde varsın,
Dualar ufkunda parlayan simsin.
Rüyalar, cemalinle vuslatı sarsın,
Sen benim ruhumda saklı ismimsin.
Bir tek dilek hakkım olsaydı şayet,
Hüznün koyu gölgesi vurduğunda içime,
Suskunluklar birikti her bir heceme.
Gözlerimden yaşlar süzülürken yavaşça,
Sensizliğin acısı saplandı gönlüme.
Umutsuzluk sarmışken dört bir yanımı,
Yine de her an anıyorum adını.
Nefesin tenime değdiği zaman,
Dokun yüreğime sev beni beni.
Gönlümde goncalar açtığı zaman,
Aşk şakıyan bülbüle sor beni beni.
Gün gelir de benden gönlün geçerse,
Nefret, hafif bir rüzgâr, bir gidiş fısıltısı,
Eşyayı toplayıp, ardına hiç bakmadan kaçmak.
Kolaydır silmek, yakmak o eski hatırayı,
Bir kırık cam gibi, yerinden söküp atmak.
Sevgi bir kök salmaktır, fırtınaya göğüs geren,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!