Dünya bu, ah dünya, yalan dünya!
Nerede insanlık, nerede benlik?
Satılmış beyinler, kararmış yürekler,
Para pul için çiğnenmiş şerefler.
Makamlar, mevkiler, süslü koltuklar,
Dünya dönse ne çıkar, eksenim kaymış bir kez,
Güneş doğsa ne fark eder, ruhum karanlığa eş.
Milyon el uzansa da, kalbim doymaz, bulmaz haz,
Sen beni sevmedikten, cihan sevse ne kalleş!
Güzeller kervanından, gül dökülse yoluna,
Dünya gurbetinde bir derin yara,
Vuslatı olmayan yollar aşk imiş.
Ermek değil niyet, düşmek narlara,
Dili lâl eyleyen haller aşk imiş.
Göz göze gelmeden yanmak derinden,
Dünya malı için gönüller yıkan,
Menfaat yoluna köşkler kuran,
Hakka giden yoldan geri duran,
Bu yalan dünya sana da kalmayacak.
Q
Nereden gelip, nereye gidersin?
Şu dünyanın gamı kederi, insanlığa dert olur,
Bir olsak, birlik olsak, bu dertler hep biter.
Hakk'ın kelamı aşktır, sevgiyle gönül dert olur,
Kinle, nefretle yaşarken, insanın ömrü biter.
Bir ekmeği bölüşmek, kardeş olmak ne güzeldir,
İnsanı insan eden, işte bu insanca hasletlerdir...
Dünyanın yükünü yüklesen bana,
Senin bir sözünle dertlerim biter.
Zifiri geceler dönerken tana,
Gözlerin ruhuma bir rehber yeter.
Kalbim adınla atar her nefes,
Dünya telaşında herkes bir yarış,
Bitmiyor yollarda menzil ve varış.
Kimi bir adım der, kimi bir karış,
Zamana set çeken cana emek ver.
Meşguliyet dilde sanki mazeret,
Dünya yükü binerken yorgun omuzlarına,
Alıştığın her gölge dönerken yabancıya,
Altüst oldum sanırsın, daldığın rüyalarda,
Ümit bittiği yerde, güneş doğar kapında.
Kimseye gönül bağlayıp, esiri olma sakın,
Dünya yükünü bırak, kapansın yorgun gözün,
Dudağında kalsın hep o en son tatlı sözün.
Ecel provasıysa her gece şu uykumuz,
Tebessümle silinsin içimizdeki hüzün.
Gönül heybesi boşsa, huzur sığmaz içeri,
Hukuksuzluk almış başını gidiyor
Bu bozuk sisteme bi dur de aslanım
Vekalet alan asılı ezip geçiyor
Ona bu yetkiyi veren kim bil aslanım .
Efendisi olmak varken sürünmek neyine




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!