Bıyık altı tebessümünü sevdaya ümit mi sayayım?
Bilemedim ne söyleyim, şaşkınlıkla nasıl yazayım!
Sen, nefes alan bir şiirsin, ben sana müptela şair.
Dikkatini çekmek için, bilge mi, aşık mı, bir sır mı olayım?
Göz ucunla bir bakışın, bin yıllık bir sır taşır.
Haramsın bana sevmemeliyim seni
Yüreğin bende aklın evinde
Her şeyinle benim değilsin
Deli gibi sevsek de biz evliyiz sevdiğim....
Düşündükçe bunları deliriyorum
Karanlık bir gecenin
İki yarısıyız
Sıcak nefeslerimiz
Gizli bir şifreyi fısıldar
Buluştuğunda tenlerimiz...
Sevgi kokar kentimiz
Saf tertemiz sevgimiz
Ne devrimler yapardık
Aşk olsaydı kavlimiz...
Sevsen beni öldürsen
Biz niye böyle olduk
Hangi yol bu yol,
Niye bu kısır döngü
Oysa her şey tamdı,
Her şey yerli yerindeydi
Şimdi niye masamızda,
Bombalanmış şehir gibiyim şimdi,
Söyle, neyin tadı tuzu kaldı ki?
Her köşem viran, her anım derbeder,
Gidenin ardından tek anı kaldı.
Toz duman içinde kaybolmuş her renk,
Keşkeler hayatımdan silindi,
Deli bir rüzgar esip aldı hepsini.
Şimdi her anım "boş ver"lerle dolu,
" Boş ver"ler le hafiflettim ruhumun yükünü...
Geçmişin gölgesi düşmez üstüme,
Boşuna sevinme, ey kendini akıllı sanan,
Boşuna heveslenme, bunları unuturum sanan.
Benim kitabımda vefasızlık, riyakârlık yok,
Herkes dersini ummadığı an benden alacak.
Hesaplaşma vakti geldiğinde,
Ömür de biter, özlem de geçer, takılma boş ver!
Sen seni umursamayanları umursa, sallama boş ver!
Aç kal , susuz kal , sevdayı vefayı öğren ,
Ruhunu yüreğini bir anlık hevesle soldurma boş ver!..
Kimin kendi mezarını kazdığını göremeyenler,
Düşmanın kurşunuyla değil, kendi duyarsızlığıyla bitenler.
Yıllarca boş ver diyen halkım, yılanı büyütenler,
Bana dokunmayan yılan bin yaşasın derken, zehriyle boğulanlar.
Paris'te iklim anlaşması, dijital prangalar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!