Gönül bağım yeşersin, dolsun sevda pınarım,
Gökten inen rahmetle her gün seni anarım.
Çok sevilmek dileğim, madem çok seveceğim;
Ben senin varlığınla, her nefesle yanarım.
İlgi bekler bu yürek, ömrü önüne sermeye,
Gönül bağımda açan en nadide çiçeğim
Seninle yeşerdi bak bu çorak topraklarım
Adını her andıkça diner bütün kederim
Sen yanımda var iken kimse üzemez beni
Fırtınalar kopsa da sığındığım limansın
Gönül bağın açma her gelen yele,
Sırrı ifşa etmek hiç düşer mi dile?
Aşk şarabı sunan o badeyi al eline,
Her kadehte bin bir divaneler var...
Bu âlem misali bir rüyadan ibaret,
Gönül bahçemde bir veda rüzgarı,
Savurdu her çiçeği, yaktı her anı.
Şimdi ben, kim bilir hangi uzak diyardayım,
Sen, her yüzde beni arayan bir yabancı.
Sözlerimde saklı kalan o son yemin,
Gönül bahçemizde açan tek gülsün,
Sabahın nurusun, şafağın izi.
Ne zaman baksam o eşsiz renge,
Unuturum birden kederi, sızı.
Ela gözlüm, ömrümün en tatlı dizesi.
Gönül bahçen dolsa, her gülü sanma,
Diken gizler elbet, hıyanet yakın.
Gözün görmediği, her söze kanma,
Sükût kalesine, bir çivi çakın.
Konuşun yine de, tartın her sözü,
Gönül heybesinde ağır bir sızı,
Dile gelse kelam, yetmiyor Nurgül.
Güneşin bağrında saklı bir buzun,
Ateşi sönüyor, bitmiyor Nurgül.
Gözlerin ufkuma çekilen mil mi?
Gönül dağlarımı duman bürüdü,
Yaş döktü gözlerim, sevdam savruldu.
Kimi zaman hüzün, kimi zaman aşk vurdu,
O gün bu gündür, hayatım çileyle doldu.
Ozan mustafa yanık bağlama çaldı,
Gönülde bir sızı, dilde bin yalan,
Aşk diye sunulan koskoca talan.
İçten gelmiyorsa bir bakış, selam;
Varlığı yük olur, özünde bir gam.
Q
Bugün yapay hisler gölgesindeyiz,
Gönül defterime titrek bir el uzandı,
Sözlerim gecikti, harflerim yorgun.
Oysa içimde bir volkan yanardı,
Senin adınla uyandı bu derin vurgun...
"Geç kaldım," diyor, şimdi bu yarım kalan mısra,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!