O gençlik ki,
Bir şiirin yarım kalmış cümlesi gibiydi.
Kızıl bir şafakta uyandırılmış,
Bir marşın sert ritmiyle yürütülmüştü.
Hayallerimiz, daha tomurcuklanmadan solmuştu.
O gidiyor...
Suçum, günahım, her şeyim,
Cennet ile cehennemim arası,
Hem nefesim, hem döşte bıçak yarası...
O gidiyor, bilmiyor sol yanımda o da gidiyor,
Oğlum, hayat sana ekmek uzatmaz, bilirim,
Dişlerinle koparırsın, unutma, bir dilim,
Gülene aldanma, el verenlere güvenme.Q
Çıkarı bitince, terk eder gider seni kendi gölgende...
Düşersen, kimse uzatmaz elini, yalnız kalırsın.
Yolun yarısında durup bakınca
Gelenin gittiği bir han öğrendim
Acılar kalbime sızı yakınca
Her izin bir ömür inan öğrendim
Değer verdiklerim bir bir yitince
Öğrendim ki omuz sadece bir destek değil
Kendi gücümü hatırlatan bir ayna
Yaslanmak, vazgeçmek değilmiş meğer
Sadece nefes almak için kısa bir mola
Belki de en büyük yenilgi budur
Öğrenirsin öğrenirsin
Ben aşka inanmam deme
Düşersin vefasıza seve seve öğrenirsin.
Öğrenirsin öğrenirsin
Hasrette neymiş deme
Ağrıyan dizlerini döve döve öğrenirsin
Her Türk askerdir yurdu korur, barışı sağlar;
Şehadet şerbeti içmeyen , bir ömür ağlar.
Yaslı ve yorgun ama giderken bile mağrur,
Sanki saçına sakalına cemaline, yağıyor nur...
Eğitip öğretiyor öğretmen okuyor, yazıyorsun;
Bir fidandık, yeşermeyi bilmezdik,
Gözümüz kapalıydı, yolu görmezdik.
Sen geldin, ışık saçtın karanlığa,
İlk adımı attırdın, aydınlık sabaha.
Bilginle suladın her bir yaprağımızı.
Seni sevdiğim o, günden bu yana,
Hiçbir gece seni, anmadan geçmez.
Mecnun’un aşkını, anlattım cana,
Gönlüm senden gayrı, bir şarap içmez.
Gözümü açınca, sensin sabahım,
Bakıp seni görmüyorsan gözlerimde
Bilmiyorsan yaktığını, aşk közünde
Sezmiyorsan en derinden can özünle
O hevestir sevmek değil, öpmüyorsan yüreğinle...
Seven İple çekerken her akşamı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!