dizlerimi kanatırcasına seni sevmiştim
belki üflesen geçecekti tüm sancıları yüreğimin
pencereler ardında izlemekle yetindin kimi zaman sancılarımı
ve
yüreğim böylesi bir kabuldedir dedin
kabul eyledim yüreğinin kabullerini
Orkide, inceliğini kırılganlığında saklar,
ısırgan, dokunanı yakarak öğretir mesafeyi.
Sarmaşık, sabırsız bir sabırla işgal eder,
çınar, gölgesinde asırlık yalnızlık büyütür.
Doğduğun gün yeni bir başlangıç yapmaya karar verdiğin gündü. Büyümeye başladıkça almamız gereken dersler ile vermemiz gereken sınavların toplamı gibi görünen hayatta kendimize mutluluk çıkarımları yapıp sevgiye dair varsayımlardan bulunup durduk.
Bizden çok uzakta olduğuna inandığımızı sevgiyi her demde arayıp durduk, durduk, durduk.
Gün geldi zaman anlamını yitirdi ve fark etmeye başladık, aradığımız şey kendi varoluşumuzda gizliymiş. Avuçlarımız ile tutacağımız ve bir şelaleden kana kana içeceğimiz kadarda bol ve mutluluk verici imiş ve tekrar durduk bu sefer kendimizde olanı izlemeye başladık. Emin olmak istediğimiz şey mi bu diyerek. Yine kaçırmaya başladık mutluluğu ve sevgiyi ve dedik ki biz bu dünyaya acı çekip kendimizi bulmaya geldik.
doğduğum günden beri ölüyorum
tam olarak 53 yıl, 9 ay, 8 gün, 18 saat, 10 dakika 11 dakika oldu hayattayım
kaç terk ediş geçti içimden kaç ölüm doğdu saymadım
iki şeyden usanmadım, her sabah yenide doğmaktan
sevmek için neden aramaktan
isimsiz günlerim oldu
Hangi bedene doğarsa doğsun, o bedeni değil, bedenin içinde olduğu öyküyü kendisi sanar insan
O öyküyü kimi zaman tanrıdan kelamlar indirdiğini söyleyenler yazar
Kimi zaman toplumun kuralları
Kimi zamanda ailelerin gelenek ve görenekleri
Hepsinin üzerinde olan bir şey ise tanrı ile insan arasında olduğunu iddia eden ruhban sınıfları olmuştur.
Arada da baba tanrı rolünü oynar, anne ise tanrının emireri olan şeytanı
insan bazen başladığı noktada olmak ister, hani o en kötü kararı verdiği anın hemen öncesinde, oysa böyle bir şansı şu anda var. O anı kabullenip bir sonraki kararı alırken başladığı noktaya bakıp gülümseyeceği bir karar almak ve onu yaşamak.
ey sevgili
kocaman
mutlu bir çınar olmak istiyorum
yüreğinde
mutluluk gözyaşların ile sulayıp
büyütmelisin beni düşlerinde
Çırılçıplak idi doğum, en çokta bir çocuğa yaraşırdı...
Çırılçıplak idi ölüm, en çokta doğmuş olana yaraşırdı...
Iki çıplak hal arasında idi ömür, en çok kendini bilene yaraşırdı...
Kendini bilen için, Nisan yağmuru gibiydi sevmek, damla ile yıkardı her başlangıcın coşkusunu...
Uyanırdı ruh ve dokunurdu, üzerine sardığı mabede. Kendi içinde secde ederdi sevgiye tavaf edilmiş ömürleri...
Ask derdi yaşlı adam ve çıplak bir ölüme ağır ağır ilerlerdi, sırtında yaşanmamış sevdaları, avucunda sevgilinin tek saç teli ile...
Çırılçıplak idi doğum,
en çok da bir çocuğa yaraşırdı...
Çırılçıplak idi ölüm,
en çok da doğmuş olana yaraşırdı...
İki çıplak hal arasında idi ömür,
Kuşlar kanat çırpıyor dalgalar üzerinde
bir martı çığlığı çarpıyor kulaklarıma
karabatakların siyah renkli tüyleri
Göz bebeklerime doluyor
Kana kana alevleniyor göğüs kafesim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!