varamadığım dostlarıma
öykünemediğim yarınlarıma
düşemediğim düşlerime
anlatamadığım kendime
ifade edemediğim gözlerime
ve belkide duyumsayamadığım kalbime
Durdurak bilmeyen gitmelerin doğumunda idi hasret.
Doğdukça çoğalıyordu
ve
çoğaldıkça özlüyordu kelebekler gidişini.
Kelebek düşüydü hasretin,
İnsan,
yaşadığı tüm zamANların kaynağıdır.
çekilen acıların,
yaşanılan yalnızlıkların,
düşülen boşlukların,
tanımlamaz hislerin,
Bazen gittiğin yerin bir önemi yoktur, sadece orada olman yeterlidir, şu tramvayın içinde oturan olabilir, konduktörde, yada tarmvayın arkasındaki şu yeşil şapkalı adam, sadece nasıl gördüğün ile ilgilidir herşey, yerdeki karda üşüyen ayaklar benim olabilir bugün 2 saat sokaklarda idim soğuğu işledim ayak parmaklarımdan yüreğime ve avuçlarıma.
tramvay kırmızı geliyor üzerime yerler kar, oysa bu hayat yeşil ve mavi değil mi? ya pembeleri nereye saklamışlar, merhametsiz bir hayat olabilir mi?
kuşlar üşüyor mudur bu resimde acaba? ya evsizler neresindedir o sokakların, ayyaşları, kimsesizleri, sevgisiz büyüyenleri, yaşadığını sananları, mecburiyetten yaşamını birilerine mahkum edenleri ne yapmaktalar acaba?
Belki kar olup düştüğün içindir üşümüşlüğün.
Hangi şehrin kaldırımlarına düşmüşse bekleyişlerin
o şehrin sokaklarında
yalnız kalan çocuklukları vardır
büyüdüğünü sanan
sevmelerinden beslenen.
Önce, ülke diye üzerinde yürüdüğümüz toprakları kaybettik, sonra; o topraklarda gezinen bedenlerimizi, şimdi aklımızı kaybediyoruz üzerimizde dolanan sermayeler aşkına. Dünyamızı kuşatan iki yüz kişinin sevdasına tutulan siyasilerimizin onlara açtığı yüreklerin içindedir toprak, insan ve gelecek.
Şimdi sevmeye çalıştığımız oyalanlarımız (bizden oy isteyen herkes) her gelişinde başka bir parçamızı vermekte adına para dedikleri kağıt uğruna. Haydi Aşk'a kuşanıp yola düşen Sevgili bu dünya bize göre değil kendi dünyamıza dönelim içinde iki yüreğin olduğu ve penceresinde sardunyaların olduğu, içinde fesleğenlerin koktuğu o küçük dünyaya.
Sabah gelirken,
ağaçlara baktım,
rüzgarı gördüm,
gökyüzünü,
binaları,
yolları,
Kalk gel.
Bu gece yapraklar esir aldı gövdemi,
köklerim ülke oldu,
dallarım sokakları bu şehrin
İsyancıların ateşleri düştü göğüs kafesime
özgürlüğü haykırıyor içimde SEV'gili...
Adının, Ali, Ömer, Osman olması değildir önemli olan, KAMİL bir insan isen adın olmaz zaten senin
Küçücük su göllerinde
kağıttan gemiler yüzdürdük
çocuk sevinçlerimiz ile.
İçinde
kocaman umutlar besledik
büyük adamlar olunca gitmek için.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!