Gurbette heba ettim, en güzel yıllarımı,
Çığ devrilip üstüme, kapatsa yollarımı,
Fırtınalar koparsa, en kavi dallarımı;
Bilsem ki zemheride, donarak öleceğim,
Karda çığır açarak, yanına geleceğim.
Sen yokken etrafı, sardı sarmaşık,
Ne seni unuttum, ne yeminleri.
Hayallerim yarım, düşler karmaşık,
Kokluyorum şimdi, yaseminleri.
Kaç yıl oldu gittin, sayamıyorum?
Gidişinin hüznü taze duruyor,
Öksüz kaldığımdan beri gülmedim.
Bedenim şefkatli liman arıyor,
Üşüyorum anne, daha ölmedim.
Üşüştü üstüme, dertler yekünü,
Neyim var, neyim yok, bakayım dedim?
Yastığın altından, patlak kart çıktı!
Bakkal defterini, yakayım dedim,
Cep delik, boş cüzdan, yırtık, pert çıktı!
Zengin emlak alır, gider tapuya,
Ten harap, han türap, bozuldu bağlar,
Döktü hepten özüm, güller tükendi.
Sen serap, can bitap, üzüldü ağlar,
Çıktı lebden sözüm, diller tükendi.
Neşveyi unuttum, gama alıştım,
Hazan geldi bezgin, buruk dallardan,
Yapraklar düşüyor, yine sen yoksun.
Okullar açıldı, toprak yollardan,
Minikler koşuyor, yine sen yoksun.
Yaz geçti hayaller, kalınca yarım,
Gönül bahçenin kanatlı kapılarını aç!
Zemheri iklimden geldim baharı olmayan.
Sıcaklığınla ısınayım, gülücükler saç!
Sarmaşık güller gibi sar rengârenk, solmayan,
Yitik aşkların şehrinden geldim, sevgiye aç;
Bedenim yorgun, ruhumsa sükûnete muhtaç.
Sensiz antik bir kentin,
harabesi gibiyim.
Belki at kişnemeleri,
Kılıç-kalkan sesleri duyulmuyor,
Fakat zamana karşı savaşım sürüyor.
Yitik bir efsaneyim,
Han viran, bağ harap, sen uzaklarda,
Tek tek güllerimi, kim derecek yâr?
Gam çeken, bu garip, hep tuzaklarda,
Tutuk hallerimi, kim soracak yar?
Hasret defterimde, günler hesaplı,
Yakıcı bir yaz geride kaldı,
Her hazan biraz hüzün taşısa da
İşbaşı zamanı geldi,
Dingin olmak gerekir.
Bu yorgunluk da neyin nesi?
Duyulur rüzgârın sesi,




-
Meryem Çelik
Tüm YorumlarGÜZEL DERİN BİR ANLATIMINIZ VAR..GÖRMEYEN GÖZLERİNİZ AMA YÜREĞİNİZİN GÖRDÜĞÜNÜ MISRALARA DÖKEBİLİYORSUNUZ TEBRİKLER..