Yağmalanmış bu atlası terk edip,
maviye koşalım seninle.
Siyahtan başka tonları fark edip,
mahzun yalnızlığın ipini çekip,
maviye koşalım seninle.
Kuş gibi uçup giden, çocukluk anlarımı,
Muşlu Tepesi’nin zor yokuşunda aradım.
İçim içime sığmaz, coşkulu yanlarımı,
Karasu Çayı’nın gür akışında aradım.
Bitmiş eski sevdalar, vefa hani nerede?
Yüzüm gülmez, ta ezelden,
Kırma beni, çilem çoktur!
Fayda gelmez, her güzelden,
Germe beni, halim yoktur!
Dokunma hiç, gönül yaslı,
Yollarına baka baka yoruldum,
Meyro geri dönmen, zor mu bu kadar?
Senden başkasına, sanma vuruldum,
Meyro sana ölen, var mı bu kadar?
Ulaşmıyor artık, haber, selamım,
Sen benim sol yanda ayrılmaz parçam,
Alnını öpüyor simsiyah perçem.
Gül gibi zarifsin, nazlı, işveli;
Esiyor başımda sevdanın yeli,
İkinci baharım, ey minik serçem!
Alnını öpüyor simsiyah perçem.
Portakal çiçekleri, akasyalar açarken,
Baharda bir bir kırıldı, en kavi dallarım.
Turnalar sevda diyarına aşkla uçarken,
Uzaktın, ilişmedi ellerine ellerim.
Artık hasretlik şarkıları dizmeyeceğim,
Ahu gözlerine şiirler yazmayacağım.
Sana durgun bir gökyüzü,
Engin bir deniz bırakıyorum.
Beni her düşündüğünde,
Tüm işleri bir kenara bırak,
Mavi mavi bak!
Sen mavi menekşem!
Bir rüyadan mı, yoksa Kafdağı’ndan mı?
Düştün ıssız vahalarıma.
Erittin yalnızlığın buz dağlarını,
Başlattın ikinci baharı,
Dindirdin ah-u zârımı.
Tüm renkler yakışır, diyorum lâkin,
Mor giyip hazalım, cana kastetme!
Kalbime inecek, yavaş ol, sakin,
Mor giyip güzelim, suikast etme!
Seni gördüğümde, bir hoş olurum,
Sıcaklar iyiden iyiye çöktü,
Gel artık, açtı bak, mor lavantalar!
Şairin ardından, nice yaş döktü,
Bul artık, açtı bak, mor lavantalar!
Ebedi kalmaya, yeminin mi var?




-
Meryem Çelik
Tüm YorumlarGÜZEL DERİN BİR ANLATIMINIZ VAR..GÖRMEYEN GÖZLERİNİZ AMA YÜREĞİNİZİN GÖRDÜĞÜNÜ MISRALARA DÖKEBİLİYORSUNUZ TEBRİKLER..