Hayat tersine işliyor aslında.
Tüm dinlerde belirtilmiş yüce değerler.
İyilerde.
Yapılmaması gerekenler kötülerde.
İyiye ulaşmak için öngörülenler bir maske.
Kötülerce,
Sene 1986 falan,
Bir HE-MAN vardı.
İskeletor ve ekibi,
Gölgeler Şatosu’na saldırır.
HE-MAN, Büyücü, General ve diğerleri,
Birleştirir güçleri.
He-Man’le başladı maceramız seninle.
Aklıma hiç gelmedi; o kağıttandı.
Sen derdin öyle.
Atlamak için sebepti üstüne.
Ne He-Man ne diğerleri,
Gerçekti.
Muharrem yine seninle bir hesaplaşalım.
Sen bir zamanlar şehrin peşinde koşardın.
Sonra daha büyük şehirlerin sevdasindaydin.
Yeşili gördün.
Denizi gördün.
Sessizliği de dinledin.
Meslekleri şekillendiren meslek,
Hamuru kafalar.
Nasıl insan yetiştirilmek isteniyorsa,
Öyle şekil verirler insana.
Maddi değer vermeseler de,
En önemli meslektir oysa.
Şimdi asırda bir olan dönemdeyiz.
Seçim bizlerdeymiş.
Ya havalandırmadaymışız.
Yüzümüzde maskemiz.
Çöğunluk hücremizdeyiz.
YouTube'dan birşeyler izlerken,
Bir araba reklamı çıkıyor karşıma.
İki çeşidi var.
Bir ofis ortamında,
Sorar adam kadına:
" Haftasonu ne yaptın? "
Yalanlarla yaşıyoruz.
Kimimiz yalanlarla yaşlanıyor.
Kimimiz yalanlarla büyüyor.
İleri gidiyormuşuz.
Yalan.
Benden büyük herkese söylüyorum:
Iki grup eskidir.
Şekil değişiktir.
Şekil dijital.
Ellerde kredi kartları.
Soru aynı:
Neden reddildi,
Hayat yolunda,
Hayat okulunda,
Ne denirse adına?
Otuz beş senenin iki senesi,
Bir başka sanki,
Bu böyle olmaz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!