Seninle aramızda tam bir asır var.
Sen bilir misin bu ne zor birşeydir?
Umutlarla büyürsün.
İnsanların sana ihanetini görürsün.
Yaşı bundan ne kadar büyükse suçu o kadar fazladır.
Bu acıyı taşıyarak yaşamak varmış kaderimizde.
Ailede ahlak dersi aldık.
Hem teorik,
Hem uygulamalı,
Mahallede ahlak dersi aldık.
Sıradan insanlardan,
Uygulamalı olanından,
Senelerdir bilim kurgular seyrederiz.
Türlü türlü,
Varlar mı?
Yoklar mı?
Diye düşündük.
Şimdi ne zaman gelecekler?
Merhaba altı harfliler,
Neden diyorum sizlere altı harfliler?
Çünkü isimleriniz altı harflidir.
Bir seçim sonucu olmadı altı harfliler.
Kader mi dersin?
Yukarı mı dersin?
Selamlar size genç insanlar.
Ben sizin filmlerinizle,
Tarihinizle büyüdüm.
Tarihinizi izledim.
Okudum.
Evdeki iki tanenize sordum:
Bu dizelerde bu toplumun halleri anlatılır.
Yüce kuşaklar,
68’ler, 78’ler,
Onlardan benim gibi bir parça nasiplenenler,
Ve sonrası…
Değerleri farklı.
Hayat bir film olsa,
Senarist yukarıda.
Belki an be an yanında.
Sahneler akıyor.
Belki boyu dakikalar,
Belki de boyu saniyeler,
Arada kalanlarız biz.
İki kuşağın arasında kalmış,
Üçüncü kuşağız biz.
Birincisi yüce kuşaklar,
68’lilerden,
78’lilerden,
80'lerde çekilen bir film vardı.
Adı " Arkadaşım Şeytan " dı.
Baş rollerde Ali Poyrazoğlu, Mazhar Alanson vardı.
Ali Poyrazoğlu şeytan rolündeydi.
Mazhar Alanson ünlü olmak isteyen müzisyen Altan rolündeydi.
Altan ruhunu şeytana sattı.
Bu toplumun ileri gelenleri vardı.
Onları böyle yapan birçok neden vardı.
Bunlardan bir tanesi paraydı.
Belki de sonda geleni paraydı.
Hepsini sardı para sevdası.
Olamaz bir toplum para kurbanı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!