İlk Muharrem,
Kafasında kendine göre görüşleri olan,
Diğer ikisine göre yanlış olan,
Asla bunları kırmayan,
Kırsaydı hayatı bugün belki değişik olacak olan.
Bu düşünceleri uğruna,
Merhaba, vefakar ve cefakar çınar.
Filizlendirdiğiniz iki fidanı tek başına
Göğüs germişsin tüm zorluklara.
Yetiştirdin ya ulu çınar.
Biri öğretmen, biri memur,
Tek maaşla senelerce çekip çevirmişsin.
Karanlığın içindeyiz.
Belki yıllardır.
Belki aydınlığa doğru,
Bir kızıllık da oldu.
Ama kafalar göğe bakıyor.
Hepimiz tam bir aydınlık bekliyor.
Önce vatandı.
Sonra üstüne küçük dünyalar kuruldu.
Şimdi o dünyalar kendisinden değerli oldu.
İnsanlar anlamsız sevdalarının peşinden koşar oldu.
Unutma!
O olmadan gerisi temelsiz bir bina.
90’larda meşhur çocuğunun üstünden battaniyeyi alan kadını gördük.
ATV anahaberde gördük.
Bu ruh bizi kurtarır.
Bu ruh varsa kurtuluruz.
Kendi küçük dünyamızdan vazgeçebiliyorsak konuşalım.
Yok anam, babam,
Sene 1986 falan,
Bir HE-MAN vardı.
İskeletor ve ekibi,
Gölgeler Şatosu’na saldırır.
HE-MAN, Büyücü, General ve diğerleri,
Birleştirir güçleri.
Meslekleri şekillendiren meslek,
Hamuru kafalar.
Nasıl insan yetiştirilmek isteniyorsa,
Öyle şekil verirler insana.
Maddi değer vermeseler de,
En önemli meslektir oysa.
Hayat yolunda,
Hayat okulunda,
Ne denirse adına?
Otuz beş senenin iki senesi,
Bir başka sanki,
Bu böyle olmaz.
Ürün mü satıyorsun?
Hizmet mi satıyorsun?
Elverişli atmosfer oluşturmalısın.
Derler: “ Reklam yapmalısın. “
Halbuki en iyi reklam kulaktan kulağadır.
Onu sen hep ıskalarsın.
Türlü türlü sevgi vardır.
Bunların en yücesi günlük sevdalarını uğruna kurban edendir.
Günlük sevdaların uğruna elverişli bir ortam hayal edersin.
Edersin.
Eli kolu bağlı beklersin.
Bekle bekle.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!