Eve telefon gelişini hatırlarım.
Bir sevinç hakimdi ortama.
Telefona sevindik.
İnterneti garipsedik.
Sene 1996.
Kimimiz soğuk baktı.
Bu 10 KASIM sana ağlama günü olmamalı.
Bu 10 KASIM herkes Gençliğe Hitabe’ni tekrar tekrar okumalı.
Sonra herkes etrafına bakmalı.
Sormalı kendine: “ Benzerlik var mı? “
Eğer bakmakla kalmayıp görürlerse,
Üstüne tekrar tekrar düşünülürse,
1981’de dünyaya adım attım.
İnsanlığın son kalıntılarına ibretle baktım.
Şimdilerde hatırlarım.
Kendimi şanslı sayarım.
Daha şanslı olanı,
Mesela 1944 yılında adım atanı.
Kulluktan vatandaşlığa ilk adım,
Sayesinde oldu kazanımlarım.
Değeri kuşaklar boyu bilinsin diye,
Atatürk etti hediye.
Yeni filizlenen nesillere,
Cumhuriyet ışığında büyüsünler diye,
Sene 86’ya kadar seni sattım.
86’dan bu zamana Meloş’u sattım.
Şimdilerde hayat gereği ikinizi de sattım.
Şaka maka seninle İstanbul dedik.
Kah neşeli kah hüzünlü seneleri devirdik.
Önce seninle karşılıklıydık.
Albert Einstein “ 3. Dünya Savaşı nükleer olacak. “ demişti.
Fransa cumhurbaşkanı Emmanuel Macron :
“ Şimdiki ortam 1. ve 2. Dünya Savaşı arasındaki ortama,
Ne kadar benziyor. “ diyor.
Benziyor da,
İhtiyacımız var öylesi insanlara.
80’lerden beri,
Kurgu olarak seyrettik bu bilimi.
Kapımızda şimdi.
Robotlara teslim edeceğiz,
Görevimizi.
İlk uygulama İsviçre’de başlıyor.
Buhar makinesinin icadı birinci sanayi devrimi.
İkincisi teknoloji devrimi,
Geldi ucuz çelik üretimi.
Üçüncü sanayi devrimi,
Üretimde dijital devrim,
Elektronik kullanıldı.
Senelerdir yazma işlerindesin.
Ama gerçeğin,
Olması gerekenin peşindesin.
Sen böyleyken,
Kimileri kulaklar, gözler kapalı,
Düşler hangi hayatı?
Diyorlar:
" Asırlık gripler var. "
" Bkz İspanyol gribi... "
Daha anlaşılır açıklamalar var.
Daha basit açıklamalar var.
" Robotik sisteme geçeceğiz. " dediler.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!