Selam sana adaş.
Sana dair anılarla, hayallerle büyüdüm.
Bu yolda kimi zaman oğlunu renkten renge bürüdüm.
Nasıl bürünmesin?
“ Hoş geldin falanca amca. “ dedi.
Bana “ Dedenin arkadaşı. “ dedi.
Selamlar yine size.
Sizi sofrada rahatsız ettim.
Ama bakıyorum size özlemle.
2007’de FACEBOOK diye bir şey,
İcat ettiler.
Sizin döneme dair fotoğraflar,
Eve telefon gelişini hatırlarım.
Bir sevinç hakimdi ortama.
Telefona sevindik.
İnterneti garipsedik.
Sene 1996.
Kimimiz soğuk baktı.
Bu 10 KASIM sana ağlama günü olmamalı.
Bu 10 KASIM herkes Gençliğe Hitabe’ni tekrar tekrar okumalı.
Sonra herkes etrafına bakmalı.
Sormalı kendine: “ Benzerlik var mı? “
Eğer bakmakla kalmayıp görürlerse,
Üstüne tekrar tekrar düşünülürse,
1981’de dünyaya adım attım.
İnsanlığın son kalıntılarına ibretle baktım.
Şimdilerde hatırlarım.
Kendimi şanslı sayarım.
Daha şanslı olanı,
Mesela 1944 yılında adım atanı.
Sene 86’ya kadar seni sattım.
86’dan bu zamana Meloş’u sattım.
Şimdilerde hayat gereği ikinizi de sattım.
Şaka maka seninle İstanbul dedik.
Kah neşeli kah hüzünlü seneleri devirdik.
Önce seninle karşılıklıydık.
Çocuk kafasıyla 80’lere şahit oldum.
İnsanlığın son kalıntılarına şahit oldum.
O yüzden kendimi şanslı buldum.
Bizimkiler sattı malı.
Yazdı kağıdı.
Falanca falanca meblağı pazartesi getirecek.
19 Mayıs 1919’da,
Ne yapmışlar bizim yolumuza.
Sense günlük hayatında,
Bir kez olsun çevrene baksana.
Bahane bulma.
Devam etmek için günlük hayata,
Barış ağabey dersler verdi.
Şarkıları dersti.
Yetmedi.
Programları dersti.
7’den 77’yede,
Kimine Adam Olacak Çocuk,
Bekliyorum.
Küçük kurtuluşa altı gün var.
Büyük kurtuluşa otuz üç gün var.
Önemli olan küçük ve büyük kurtuluşlar arasındaki günler.
Ne getirecek bu günler?
Bir pazarlama faaliyetiyle geçecek bu günler.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!