Koştuk.
İş peşinde koştuk.
İş gelince,
Ev peşinde koştuk.
Araba peşinde koştuk.
Çocuk peşinde koştuk.
19 MAYIS 1919’da,
ATA,
Samsun’a bir adım attı,
Bakın neler yaptı?
Bakmıyor değiliz.
Sadece bakıyoruz.
35 senenin 33’ü bir yana,
2’si bir yana,
Ağaç 33 sene bir ormandaydı.
Sonra o orman yok oldu.
Bir yol kenarında özgür bir o kadar,
Tek başına bir o kadar.
Ailede ahlak dersi aldık.
Hem teorik,
Hem uygulamalı,
Mahallede ahlak dersi aldık.
Sıradan insanlardan,
Uygulamalı olanından,
Bir denizde yüzüyorduk.
Sonra bir kayıkla denizden toplandık.
Küçük akvaryumlara alındık.
Oralarda volta atar olduk.
Balığız ya eski halimizi de unuttuk.
Unuttuğumuz için eskiyi kıyaslayacak,
Senelerdir bilim kurgular seyrederiz.
Türlü türlü,
Varlar mı?
Yoklar mı?
Diye düşündük.
Şimdi ne zaman gelecekler?
Selamlar size genç insanlar.
Ben sizin filmlerinizle,
Tarihinizle büyüdüm.
Tarihinizi izledim.
Okudum.
Evdeki iki tanenize sordum:
Bir asır önce,
İnşaata çimento oldu binlerce.
Onların omuzlarında geldik günümüze.
Kutladığımız günleri,
Kutlayabilmek için özgürce,
Gönlümüzce,
Bu dizelerde bu toplumun halleri anlatılır.
Yüce kuşaklar,
68’ler, 78’ler,
Onlardan benim gibi bir parça nasiplenenler,
Ve sonrası…
Değerleri farklı.
Hayat bir film olsa,
Senarist yukarıda.
Belki an be an yanında.
Sahneler akıyor.
Belki boyu dakikalar,
Belki de boyu saniyeler,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!