Teknoloji baş döndürücü bir hızla gelişiyor.
Gelişirken kimi sahnelere uğramıyor.
Uğramayınca sahnedeki yerini dedikodu alıyor.
Haberleşme eksik kalıyor.
Belgeleme eksik kalıyor.
Yüce kaynak dedikodu dolaşıyor.
" Heyo " deyip kepi havaya atalı,
Oldu on üç sene.
Ama sınıftan,
İSBF fakültesinden,
Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünden,
Kolumdan çekenler var.
Çalışan arayan işverenler çok bu piyasada.
Bir ilan da biz verelim.
Fazla beklentilerimiz yok bu ilanda.
Demeyiz: “ Bir asırdır olsun piyasada. “
Demeyiz: “ Hakim olsun dünya ekonomisinin %10’una. “
İlana çıkarken gerek yok 1000 tane 2000 tane başvuruna.
Tarihte üç kadın,
Başlangıçta hakanın yanında kurultaya,
Başkanlık etti kadın.
Sonra sadece erkeğin ihtiyaçlarına,
Cevap verdi kadın.
Atatürk’le kadın,
Kuşaklar geçti şerefle.
68, 78 ve önceleri,
Taşıdı bayrağı hepsi.
Vardı değerleri.
Korudu mirası.
Ülkemizin temel değerleri,
Geldik meşhur yaşa.
Dün gibi daha,
Yaş on beş,
Ayşe Gürsel Güney’e,
“ Falanca otuz yaşındaymış. “ deyişim.
Öyle böyle demede değil,
Yaşamak sınırlıymış.
Dünya yaşamı sınırlıymış.
Ama sınır yürekle yıkılırmış.
O yürek neredeymiş?
Tarihte bazen kendini göstermiş.
O yürek çocuk için atan yürekten çok yüceymiş.
Yazma işi okul sıralarında başlar.
Öyle bir istek,
Ya da yetenek,
Varsa çıkartmaya uğraşırlar.
Okul sıralarından,
Okul konularından,
Toplumduk.
Topluluklar olduk.
Dünyayı düşünürdük.
Küçük dünyalara esir düştük.
EEAÇ’li hayatın esiri olduk.
Sen sorarsın şimdi.
Sene 92,
Bilmem herkes ne bekledi.
Ne buldu sene 92.
Benim için hem hüzünlü,
Hem kebap yıl.
İlkokul bitmiş.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!