İdami Kalem Şiirleri - Şair İdami Kalem

İdami Kalem

çekmeden hiç dipsiz acı
dolar mı gözlerime kanlı yaşı
bil ki bu derdim kalbimin tacı
tacı atıp da giden bizden midir

ağlar şu kalbim bilmez susmak

Devamını Oku
İdami Kalem

nereyedir bu koşman, aciliyetin
bâki mi sandın yalan konağında yerin

ezan ile sela arası kadar iken mihman hâlin
ab-ı hayat içmişçesine giderken ardından arzî emellerin

Devamını Oku
İdami Kalem

açtım gözümü baktım, dünyadır
ölümden sızan bir damla, rüyadır

gördüm bir nur çehre, dedim dünya da yaşanır
ana derlermiş adına, cennet ayaklarının altıdır

Devamını Oku
İdami Kalem

kaçamadım
yine kapıldım geceye
yüzümde bir düşkün gülümseme
göğsümde bir ceset hissizlik
kalbimin gözleri, kanımı yakmaya hevesli

Devamını Oku
İdami Kalem

'türk' ırkının isyan nefesidir ki, kutlu soyumuz 'oğuz'
'beyleri' korku bilmez, yaratılmışların efendisidir 'milleti'
'işit', kaldır tuğunu ulu tanrı katında, bulutlardan 'üstte'
'gök' mavisi sana uçmağın eşiğidir, buduna 'ayrılık' basmasa

'altta' yatan atalardan utanır, üstünde gezdiğin 'yer'

Devamını Oku
İdami Kalem

ben; tenhayı gözleyen pencere, karşılarken karanlığı
derzlerimi titreten fırtınadaki cehennem tutsağı
sen; ilahi gün ışığı, gecenin çatlağından dökülen
soğuk betonlarda bir yansıma, cennetten eksilen

ben; her açıldığımda parmakları kesen paslı tel çıkığı

Devamını Oku
İdami Kalem

ne meçhul bir sohbet ukbanın semalarında
güllere ve menekşelere bahsetmek
ya kıskanıp da seni solarlarsa
meleklere ve şeytanlara bahsetmek
kıskanıp da beni sorarlarsa

Devamını Oku
İdami Kalem

sonu gelmez muharebelerde
kılıcım değil kalkanım bozgun
sonsuzluk emelinde iskender'im ben

leyla'sı bulunmaz seferlerde
bedenim değil ruhum vurgun

Devamını Oku
İdami Kalem

sen ki;
henüz doğmuş bir bebekten daha masum
bütün doğmuş olanlardan daha güzel, gözlerime
ama sen, bilmezsin

sen ki;

Devamını Oku
İdami Kalem

bir kıvılcım olup düşmüştün anadolu'nun kavga dolu ocağına
tevhid yakıtın,türklük çıran olmuştu,yezidleri yakan bir ateştin sanki
üzerinde uçan pervanelerin bile başı dönmüştü
çakılmışlardı hudutsuz göklerden yerlere

keş dağı'nda birbirine karıştı asil kanın ve arsız karlar

Devamını Oku