ilişmeyin insanlara,bırakın
buluşsun ak alınlar secde ile
ilişmeyin insanlara,bırakın
çarpışsın inci dişler dudaklar ile
izleyeceksin beni
bir cesedin üstüne toprak atarken
ve gözlerin
gözlerime değdiğinde
aşağıda yatanı seninle ölçtüğümü,
ne kadar naçiz kaldığını
fırtınalı bir gün ve vakitlerden kerahat.
uyanır uyanmaz seni arıyorum duvarlarda
gerçeklik, etrafımdan yıldızlar gibi
kayıp giderken dönüp bakamıyorum
cinlerin kucağında daldığım uykular bile
unutturamıyor bana o gözleri
yiğit Kürşad'ın kini ile
atam Mete'nin öğüdü ile
hânım Attila'nın gazabı ile
Türk derler soyuma,geldim
beyim Osman'ın rüyası ile
bir toz zerresi kadarken alemde
acziyetinin farkında, olmuyor insanoğlu
ağır ve heybetli, bazen de aniden ve sinsice
gelen ölümün hatırlattıkları ağır geliyor.
kayarken gecelerce yıldızlar semada
uykusuz kaçıncı gecesi, karnına çektiği dizlerle
boş gözleriyle aynaya, kaçıncı kilitlenme
mutluluk arayışında uyumsuz'un yaşama çabası
saçına ak düşmeden verildi, sisifos'un cezası
seherin her harlamasında ayın doğup
güneşin batması gibi ateşinde pervane oldum
çaktığım her kibritin kirpiklerime vurup
gözlerimi dağlaması gibi
tanın her girdabında güneşin doğup
yine bir güvercin yuvasını dağıtmış rüzgar
güzelliği sebep yaprağı kıvırmaya giderken
yine secdeye sığmamış kara bir alın
günahlarına bir buse beklerken
şafağı delen bakışları, kırbaç darbesi karanlığa
adımları sığmıyor vatanın öksüz dağlarına
ufku deliyor masmavi gözleri, bir sarı kurdun
ergenekon eşidir, ki ardında kadim türk budun
bir hoşça ki sanki gündoğumu bakışlarındandır
aczin timsali, ruhumun ergimesi yakışlarındandır
itikadımdır; ki varlığı başlı başına hakkaniyet
zannımca kainattan ıssızlığıma aldığım diyet
kirpikleri bir yar, ölüncüm gözlerin karasındandır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!