Ölüm vakti geldi, sona yaklaştı ömrüm
Daha çok erken, yaşamak istiyor gönlüm
Azrail kapımda, geldi mi artık sonum
Canım çok tatlıdır, kıyamadım ben ona
Yalan imiş zalim dünya, ne kadar yalan
Kaderim kötü, gülemem derken
Sebep yokken, veda ettin erken
Selam vermedin, çekip giderken
Ağlar gezerim, asla gülemem
Gel deme bana, artık gelemem
Büyütüp besleyip, asker eylerim
Kan yerde kalmasın, sizden dilerim
Can dayanmaz buna, nere giderim
Hakkını helal et, aslan şehidim
Her tarafa Al bayrağı, asarlar
Yıkıldı birer birer, her yer enkaz oldu
İnsanlar kendini, enkaz altında buldu
Zamansız ölümle, nice fidanlar soldu
Enkaz altında kaldık, ciğerim yanıyor
Müteahhit rüşvetle, binayı yaparken
Yalancı demişsin, bana gelmeden
Affedemem, sebebini demeden
Gidemesin asla, ben istemeden
Atamazsın asla, beni kalbinden
Ateş olup yakar, bu sevgi denen
Hatırla ayrıldığımız, geceyi
Dile dolanan, sihirli heceyi
Kimse çözemedi, bu bilmeceyi
Seni görüp o an, ağladım yine
Geceler karanlık, ruhumu boğar
Boşuna ağlama, gözyaşını görmezler
Emekli ne yer ne içer, onu bilmezler
Kendileri yerler, emekliye vermezler
Oturup sen bu derdine, ağla emekli
Yürümeyi unuttuk, hal kalmadı dizde
Yaktın be sevgilim, sen beni yaktın
Coşkun bir sel oldun, kalbime aktın
Sığmadın bendine, bendini yıktın
Al bu can senindir, yeter ağlama
Sitem etme bana, seversin gülü
Gönül bahçesinde, güllerim soldu
Tam gülecek yerde, dert çile buldu
Belli ki dünyada, zamanım doldu
Geldim gidiyorum, duyun be dostlar
Sağlamsa kişinin, temelde özü
Beni kalbine koyacak, yerin dar mıydı?
Senelerce sitem eden, hep o yar mıydı?
Aşkımızı bir kalemde, silmek var mıydı?
Yıllarca çektirdin bana, yazıklar olsun
Çağırsaydın sen beni, Fizan’a gelirdim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!