Mehmet Taştan Şiirleri

103

ŞİİR


7

TAKİPÇİ

Erzurum Lisesini bitirdi (1984). Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu (1988). Avukatlık stajını tamamladı. Sütçüler Askerlik Şubesi Başkanlığı yaptı. Tunceli, Yusufeli, Yıldızeli ve Adana’da Cumhuriyet Savcısı olarak çalıştı. 2006'dan beri aynı sıfatla Ankara'da görev yapmaktadır.
Türkiye Adalet Akademisi'nde başlayan ‘hocalık’ serüvenini Polis Akademisi’nde sürdürmektedir. Evli ve üç çocuk babasıdır.

Mehmet Taştan

Bir şiir mısra mısra kendini fısıldıyor,
Damla damla dökülen zarif bir kadın gibi.
Yağmur ıslıyor beni, beni yağmur ıslıyor,
Yumuşak hecelerle söylenen adın gibi,

Sen, duyulma korkusu yaşayan sır misali,

Devamını Oku
Mehmet Taştan

Çıkalım suların kerevetine,
Sen murat nehrine çağla içimde;
Saçının telini bez niyetine,
Dilek ağacına bağla içimde.

Uğurlu doğarmış, hilal ilk gece,

Devamını Oku
Mehmet Taştan

Ne derdin var, yüzünde renkler soluyor deniz?
Taş kalpli kayalar da anlamıyor halinden
Kabarıyor yüreğin iniyor sahillere,
Hercai menekşeyle küsünce birden bire
Gümüş grisi cildin kurşun oluyor deniz.
Dalgaların kumsalda saç baş yoluyor deniz.

Devamını Oku
Mehmet Taştan

Ölümden öte bir köy görünüyor boşlukta;
Kelimeler bir lahit içinde donmuş gibi.
Zaman melal gölüne dağılıyor kuşlukta;
Islak, yaralı bir kuş yüzüne konmuş gibi

Ajanlar kadar suskun ve tedirgin yalnızlık,

Devamını Oku
Mehmet Taştan

Yorgun dalgalar gibi dönüyorum kıyıdan,
Balık ağları beni çekiyor bu kapıdan;
Varamadan kaybolan nirvana yolcusuyla
Vurgun yemiş güvercin sekiyor bu kapıdan.

Gözyaşları suluyor, Katin ormanlarını,

Devamını Oku
Mehmet Taştan

Her insanın ay gibi karanlık bir sinesi,
Henüz öğrenmediği bir hayat dersi vardır.
İnsan dilinde saklı, kader dilin ucunda
Düşlerle harelenen gönül bahçesi bir de…

Hedefsiz bir gemiye hangi rüzgâr yön verir?

Devamını Oku
Mehmet Taştan

Uykuda soğuk almış, buzlardan rüya şehir;
Yaylanın kucağında esneyen hülya şehir.
Malazgirt atlıları eser eser ovanda,
Mavera gazileri oturur hanedanda.
Taşlarında Nef’iden mısralar yankılanır;
Günde bir Nene Hatun tabyalara adanır.

Devamını Oku
Mehmet Taştan

Bundan böyle yılların olmaz artık baharı,
Ne yapraklar gül açar, ne mevsim çalar yaza
Kanatları ıslanmış yürek titrer dalında
Dolu vurur, çiğ düşer yokluğunda temmuza
Karanlıkta yeryüzü ısınır mı Minelva?

Devamını Oku