Mehmet Halil Şiirleri - Şair Mehmet Halil

Mehmet Halil

Liyakat için kağıt parçasına ihtiyaç yoktur… İnsanın liyakatı icraatlarıyla ölçülür.
Bir Cumhurbaşkanı başbakan kendi halkına eziyet ediyor kendi çocuklarını öldürüyorsa yüzlerce diploması olsa ne yazar?
Bir ülkenin yöneticileri, kendi koydukları yasalara bile uymuyorsa diktatörlük uyguluyor demektir…
Bir devletin ilk görevi toplumsal düzeni sağlamaktır. Devletin yöneticileri, toplumsal düzeni kendileri bozuyorsa vay o vatandaşların haline…
Ey vatandaşlar!
AKP iktidara geleli ekonomik durum çöktü, zamlar altında eziliyoruz…

Devamını Oku
Mehmet Halil

Her ne kadar kendimizi tanıdığımızı zannetsek de, yanılıyoruz. Bilmediğimiz çok yönlerimiz var. Kendini tanıyamayan başkasını da tanıyamaz. Bu nedenler insan olarak kendi aramızda yeterli ve doğru iletişim kuramıyoruz. Yapıcı değerlerimizi ortaya koyamıyoruz. Eleştiri mekanizmasını, ya yıkıcı ya da yağdanlık olarak kullanıyoruz.

Bu nedenle insan üzerine araştırma yapan psika analistlerden yararlanarak birkaç satır yazmak istiyorum.

Erich fromm, ‘’kendini savunan insan’’ başlıklı psikoloji dizisi olarak yayınladığı kitabında İnsanları incelerken, ‘’insancıl ahlaka karşı otoriter ahlak’’ı inceler. Orada ‘’iyi ve kötü arasındaki farkı ayırt edebilme yeteneğimizin tohumları çocuklukta atılır. Çocuk akılcılığı ayırt etmeden önce, iyiyle kötüyü birbirinden ayırmayı öğrenir. Değer yargıları, onun hayatında önem taşıyan insanların verdiği iyi ve kötü tepkilerle gelişir. Yetişkine duyulan bu mutlak bağlılık ve sevgiyi göz önünde bulunduracak olursak, bir annenin suratında beliren onaylayan veya onaylamayan bir ifadenin çocuğa iyiyle kötü arasındaki farkı yeterli bir şekilde ‘’öğretmesi’’ bizi şaşırtmamalıdır.’’ demekte.

Devamını Oku
Mehmet Halil

Kendinizi tanıyın ey insanlar, kendinizi tanıyın! Bir sinek gibi ökseye konmamak için kendinizi tanıyın. Kendinizi tanımak için, içinizdeki sırça köşkten dışarıya çıkın. Kim içinde oturduğu otomobili doğru dürüst tanıyabilir? Kendinize başka bir gözle bakın, kendinizi tanıyın. Yoksa sizi dışarıdan bakan başka biri keşfeder, Amerika Wesbuçi’nin Amerika’yı keşfettiği gibi… ve sonra Amerika’lı yerlileri yok ettiği gibi yok eder, yok sayar, istediği gibi at oynatır doğup büyüdüğün topraklarda… İçine yerleşir. Neyiniz var neyiniz yoksa sahiplenir. Siz köleleşirsiniz… İnsanların köleliğe karşı verdiği bin yıllak mücadeleye siz yeniden ve sıfırdan başlamak zorunda kalırsınız. Bu gidiş o naktaya doğru… Herkes ne yapıp yapsın o büyük burunlarını yontsun ve ilerisini görmeye başlasın. Ben biliyorumdan kurtulup, biz biliyoruz demeye başlayalım… Yoksa ne olduğumuzu tamamen unutmak zorunda kalacağız…

Devamını Oku
Mehmet Halil

Kendinde olmayanı arama telaşı

Dinler çok tanrılıydı, tek tanrılı oldu.
Dünya düzdü, yuvarlak oldu.
Öküzün boynuzundaydı, boşlukta dönüyor…
Aya çıkılmazdı, çıkılıyor ve dinler kabulleniyor…

Devamını Oku
Mehmet Halil

Son zamlardan sonra emekli maaşım bayağı aşındı. Mecbur olmadan evden çıkmıyorum. Recep Bey'in genel seçimlerden önce vaat ettiği (cezaevlerinin havalandırma alanı gibi sunulan) Kahvelerden birine gideyim de bir bardak çayla yanında bir kek yiyip kendime geleyim dedim. Kahveyi ve keki ararken on çay parası ve kek parasını dolmuşlara verdim...
Umarım mahalli seçimlerde kahvehaneleri ve kekleri hatırlatan olur seçim yalanlarını söyleyenlere...

Devamını Oku
Mehmet Halil

‘’kelimeler,
kendi anlamlarından başka,
çok daha fazla şey ifade ederler.’’

Kelimeler,
tek başına ampul ise

Devamını Oku
Mehmet Halil

Fahişe: Hayat kadını (TDK sözlük)
Orospu:
1. isim Hayat kadını
2. Kolay elde edilen, düşük ahlaklı kadın

Ekmek parası için etini satan dese kasaplar alınacak…

Devamını Oku
Mehmet Halil

Kentsel dönüşün projesi gibi, kültürsel dönüşüm projesi de devam ediyor. Şehirlerin ve kültürlerin çehresi tekleştiriliyor. Defolu malzeme gibi binalar ve yoksul insanlar, yok sayılmaktan yok edilmeye başladı… Medeniyetle medeniyetsizlik arasında kalan topluluklar melankolik olmuş durumda…
Boğazına aşırı düşkün insanlar tarafından, para basma makinesi oldu boğazlar. Kimi boğazlara gişe koydu, kimi doğal gişeli boğazlara daha yoğun trafik için reklam yaptı…
Boğaz köprüleri bol para kazandırdıkça, insanların lokmaları da beş vitesli olmaya başladı. Elbette çok yemek isteyenler bunu diğerlerinin boğazından kısarak elde edeceklerdi. Ama bu hiç kimseye çaktırmadan sihirli eller marifetiyle yürütülecekti… Daha çok yol almak için şerit ihlalleri artıyor, tabi bilinçli bilinçsiz kazalar da artıyor… Devir daim pompası gibi boğazlar, hiç durmadan çalışıyorlar… Yayvan gişe girişleri gibi yayvan göbekler… Gişeler hiç boş kalmıyor. Boğaz köprüsünün gişeleri fırçalanır da, çıkışlar fırçalanmaz mı? Hayat hızlandıkça, o hıza ulaşmak için, yeni buluşlar da yapılıyor. Hayatta en çok konuşmalar yer alıyor. Sözler icraattan önce geliyor. Boşuna dememiş bir bilen ‘’Demokrasilerde çare tükenmez! ’’ diye… Söz yetiştirmek için, artık boğaz köprüsünün çıkışı da kullanılıyor… Yerine ve zamanına göre iki taraftan çıkan sözler temiz olmalı… Balık da baştan kokmamalı…
İşte onun için, derisini yüzdüğümüz ceylanlara olan saygımızdan dolayı, o derilerle öpüşen egzozumuzu da temizlemeye çözüm bulunmuştur. Giriş gişeleri gibi onlar için de fırçalar icat edilmiştir. Pilot bölge olarak seçilen yüksek kürsülerde denenen fırçalardan yüksek randıman alınmış, proje yaygınlaşarak işlek trafiklerde yakında uygulamaya girecektir. Böylece beslenme sistemi A’dan Z’ye temizlik görmeye başlayacaktır. Bu yatırımlardan sonra hiçbir zaman gişelerden ortama yakışmayan kirli sözler geçemeyecektir. En kirli sözler bile cilalanıp, enfes kokularla halkımıza sunulacaktır. Üretilen fırçaların büyüklüğünü görünce ben de büyük deliklerden çıkacak kirli sözlerin temizlenememe kaygısı olmadığını söyleyebilirim. Boğazlarından geçiş olmayan vatandaşlarımız için zaten kirlilik gibi bir sorun olmadığından, geleceğimizin parlak olduğunu söylemekten korkmuyorum.
Bu daha başlangıç, temizlik devam edecek!
Paraya doymayanların politikası, ‘’üretmiyorsan tüketiyorsun! ’’ yani fazla karlarımıza engel oluyorsun, o halde, daha fazla kazanmanın yolu, üretmeyenlerin ortadan kaldırılması… İşte savaşlar… Şiddet… Kin, nefret… Ekilen bu tohumların hasat zamanı, krizler… Yükselen sıcaklığın ateşlenmesi… Bundan faydalanan yılanların deri değiştirme zamanı… Tarihte yeni kara sayfaların yazılması… Belki ardından gelebilir insanların uyanması…

Devamını Oku
Mehmet Halil

Yaratılışçı bilim adamının önünde işveren gibidir
O, direnmek için önüne yeni problemler sürdükçe
Bilim adamı, önüne koyar, çözülmemiş problemi
Böylece, bilinmeyenler de çözülür günden güne.
Hayata katkıda bulunur, yaratılışçı tembellerde…

Devamını Oku
Mehmet Halil

Allahu taalanın bir emri
internet kullanamıyorum,
otuz günden beri
sizlere yeni kavuşuyorum.

Devamını Oku