İncir ağacı!
Bir yemiş kopardım dalından demin
Geçişte.
İçini balla doldurmuşsun
Allah senin üzerine etmişse yemin
Bir iş var bu işte!
Bu fani dünyadan ben de geçtim
Çeşmesinden bir bardak su içtim.
Birkaç gün eğlenip oyalandım
Ve iki metre bez alıp göçtüm.
Kabrim bir kenarcığa kazıldı
Kahve gözlerini sevdiğim güzel
Gönlüme bağdır saçının tek teli
Nasıl bulur birleşse yedi düvel
Bu bağı koparabilecek eli?
Deseler ki” bak karşıdan yâr gelir”
Sen yokken çok aradı gözlerim gözlerini,
Çok özledim baldan daha tatlı sözlerini.
Sen yokken taradım ben hayalin saçlarını,
Gördüm gezerken çöllerde aşkın açlarını.
Sen yokken yandı karanfil kokulu hayalim,
Ah sivrisinek vınlamaları!
Yine buldun beni,
Tâ burada,demek...
Ah sivrisinek!
Ah sivrisinek vınlamaları!
Geldin kulağımın dibine,
Kaynar anne yüreği fokur fokur;
Yaz günü çölde akan nehir gibi.
Babalar soğuk gibi görünse de
Sonradan hissedilir sıcaklığı;
Körükle ısıtılan demir gibi.
Yiğitlik,rüzgârın estiği yöne yamulmakla değil,
Zoru görünce saf değiştirmekle değil,
Yiğitlik,Sonu ölüm bile olsa
Allah’ın karşısında vav gibi,
Zulmün karşısında elif gibi durmakla olur.
Sen bir boz kurtsun
Ne işin var senin çakal ile tilki ile?
Kıskanırım ben;
Seni benden,
Seni senden;
Hatta gölgenden bile…
Öyle çok bekledim ki seni,
Yağmura hasret toprak gibi
Öyle çok özledim ki seni,
Bahara hasret yaprak gibi.
Hasretin yetmedi mi bana




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!