Aylardan kasım günlerden Perşembe
Sondu mevsimler dokuzu beş geçe
Vatanıma rüzgâr buruk buruk esiyor
Dağ, taş, bayır ağıt yakarcasına inliyor
Ah nerede o çocukluğum
Üç beş taş, yakar top oynamalarım
Köşe başlarında bekleyişlerim
Nefes, nefese koşmalarım
Ter rehan kalışlarım
Okulun bahçesinde dövüşlerim
Nerede O Eski Günler
Taşlı toprakl ı tozlu yollar
Sobanın etrafında yapılan koyu
Sohbetler
Dedemin ebemin bitmek bilmeyen
Masalları
Bilmem
Ne var ki yolculuklarda
Her sefer ağlatır beni
Yalnızlığımı yüzüme
Vuruyorlar dakikalarla
Yıkılır yüreğimde özlemin köprüleri
Saat on iki
Sensizlik hayallerimi karanlığa bıraktı
Sokak lambası sızıları rüyalarıma bırakıyor
Hasretin esintisi gecenin rüzgarını durduruyor
Gözyaşlarım bedenime sinen özlemi yakıyor
Ne zamandır umrumda güzellik benim
Divane oldum yansımanla ömrüme
Yarından vazgeçtim dünden vazgeçtim
Düşmüşüm ansızın saçlarının hedefine
Çiçeklere yalvardım senin kokutsun diye
Solmuş sararan yaprak gibi
Zamanın sessizliği çaresizliği
Çöktü
Olmadık yaşamın kırıntılar ile
Öyle yorgun hüzün dolu kalbim
Ve
Her şey o bakışındaki hayallerimi
Görmemle başladı
Öylesine merakla bakmıştım ki
Düşlerimin kırıntıları karışmıştı
Nefesime
Sanki kırk yıllık tanıdığımdın
Öfkeliyim
Yüreğim sancıyor ve de sıkışıyor
Dudağıma olmadık sözler karışıyor
Duygularım karmakarışık
Aklıma olmadık şeyler takılıyor
Ellerim titriyor
Öfkem var benim
Sebebi bilinmeyen
İçten içte alev, alev yakan
Damla damla eriten
Hüzün birikimleriyle köze döndüren




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!