Sensizliğin ömrüme ilk gün doğumuyla
Yalnızım yapayalnızım
Duvar anılarım sitemkâr günleriyle
Sönük kireci dökük ve çatlak
Kederlerim sevdamın çığlıklarına
Ortak
Milletin vekili tiryakisi olmuş yalanın
Malı mülkü doldurmuş cebine eş dostuna
Bozuk düzenin abrasını dolamış kasasına
Müptelası olmuş hak hukuk diyerek harama
İlk kez Yalnızlığın davetlisiydim
Sözleştik kadehlerle dudaklarda
Her gündüz akşam saat on dokuzda
Güne koyarız bir rakı sigara
Sessizce dağıtırız yokluğunu
Yalnız rıhtımda saldım özlemini
Gönlüme bıraktıklarını sildim
Attım dudağımdaki buseleri
Anılarımı hüzün çığlıyla boğdum
Yapraklar döküldü takvimden
Düştü tek, tek özlem yılları benden
Çaresizliğin içinde eridim durdum
Her şey oldubitti
Ve eskidi gitti
Saçıma kahır beyazları karıştı
Sırası geleni uğurluyoruz
Ya rabbi
Mavi gökyüzü kapanıyor
Eller ayaklar titriyor
Yollar kısalıyor
Vakitler peşpeşe bitiyor
Yaradan buyurdu kuranı oku
Yüreğine merhameti iman doku
Nefsine düşürme batılı haramı
Kapılma kenara koy zevki sefayı
Kurtul gıybetten kibirden hırstan
Batılın edepsizliğine hakkın ilimi Furkan taahhüttü gerek
Bağlılık hayâ âdeti meşk cihan hilati aziz gerek
Gönül bostanın sahibiyle sözleşmek zürriyete çıkmak gerek
Cana canan gerek
Söze yüreğe ilmi Furkan gerek
Damardaki akan kana zemzem gerek
Yaralı yüreğimde akarken gözde
Kuşlar cıvıltısı düşüyor seni bende
Düşlerim sahile vuran dalgalar kadar
Maviydi
Hasretinin kondurmanla
Kör kuyu kadar karanlık
Yaşanmışları karanlığı içine
Yarınımı bırakarak
Odamdaki hatta sokaklardaki ayak izlerine
Hüznün polenini dökerek
Aynadaki sensizliğin yansımalarını
Hatıralarımdan alarak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!