Kanatlandı yine bu yürek,
Süzülür gider Kâhta’ya doğru…
Bana yine havlu gerek,
Süzülür yaşlar Kâhta’ya doğru…
Girdim zaman tüneline,
Vur gönlünün kapısına sürgüyü,
Can dediğin cana batan dikendir…
Sevmek için almak gerek görgüyü,
Yar gönlüme her gün yara ekendir…
Hangi okul vermiş buna dersini?
Zorba sanma boyun eğer bu yürek,
Bu coğrafya zalimlere yâr olmaz…
Nice arsız boşa çekti hep kürek,
Haram lokma işkembene kâr olmaz…
Boyun batsın boş meydanda horozsun,
Selam verdim borçlu çıktım.
Asalaklar sizden bıktım.
Geldi artık boğazıma,
Köprüleri kökten yıktım…
Al gönlümü koy masana çerez yap,
Çilem sana keyif veren rakıdır…
Sal sevgiyi her deveden garez kap,
Elem cana senden gelen yakıdır…
Zehrini kus her aldığım nefese,
Gece gündüz beraberdik her yerde,
Kenan geldi Evren size dar oldu…
Can ciğerdik birdik gamda kederde,
Nice dostluk güneş vuran kar oldu…
Zulüm ezdi beden döndü hoşafa,
Bir terzi Ayhan vardı,
Kâhta’da yaşardı…
Gündüz terzi dükkânında,
İğneyle kuyu kazardı…
Geceleri sinemada,
Ekmek peşinde koşardı…
Bu coğrafyada,
Sokak cadde meydanları,
Tıka basa doldurmuş,
Eğitimsiz görgüsüz edepsiz,
Dizginsiz azgın atlar,
Pamuk ipliğine bağlı,
Kâhta cennet Kâhta Dünya gülüdür,
Buram buram kokar seher yelinde…
Gurbet ateş hasret onun külüdür,
Türkü olur bağlamanın telinde…
Bahar yazda çiçek dolar ovası,
Ey gönül!
Cahil ile etme muhabbet…
Sözün bilmez,
Üzer seni…
Ey gönül!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!