Sevdam yetim kara giymiş hasretim,
Yâr yolunda göz yitirdi ferini…
Çürür etim ayaz yemiş gayretim,
Dert kolunda köz bitirdi yerini…
Can çarmıhta yâr aşkına gerili,
Yeter artık bitsin gurbet,
Yürü kardeş haydi yürü…
Annen baban sana hasret,
Yürü kardeş haydi yürü…
Annen çıkmış yolun gözler,
Baharımı çaldın benden,
Hüzün sardı gönül köşküm…
Nice canım aldın benden,
Hüzün sardı gönül köşküm…
Zulüm kustun zulüm estin,
Düğüm düğüm düğümlendi sözlerim,
Boğazımda kıllı eldir yalnızlık…
Güğüm güğüm yaş akıtır gözlerim,
Yüreğimde afet seldir yalnızlık…
Kördür gece gündüz yorgun aksaktır,
Kolda demir kelepçe,
Yürek yanık Halepçe,
Beden çürür zindanda,
Ayaz yedi bağ bahçe...
Savrulmuş Kâhtalım dört bir diyara,
Sebebin gözünü kör eyle Mevla’m!
Tutuşmuş yüreği hasret o yara,
Sebebin gözünü kör eyle Mevla’m!
Düşmüş gurbet elde ekmek peşine,
Gözüm nuru gizler dolu rüya kız,
Al gül almış yanağından alını…
Özüm yürü sevda yolu emek hız,
Al sevgiyle dudağından balını…
Gönül ocak at kendini o hara,
Gel gör beni yufka yürek kor ateş,
İyi niyet cehenneme yol oldu…
Kara kıştır ne bahar var ne güneş,
Erdem iflas insan olmak rol oldu…
Maraz doğdu merhametten dert ağır,
Yediğin sofraya sapladın bıçak,
Kuduz olan böyle yapardı ancak,
Sen arsız utanmaz alçaksın alçak,
Seni bağışlatmaz ölümün bile…
Bizi değiştirdin bir uyuz ite,
Hele bakın arsız dosta,
Fıldır fıldır yılan gözü…
Yele yakın narsız posta,
Odur bıldır çalan közü…
Yağdanlığın boldur yağı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!