Gam yüküne hamal ettin halkımı,
Kalk git felek rahat bırak Kâhta’mı…
Viran ettin sen evimi barkımı,
Kalk git felek rahat bırak Kâhta’mı…
Okul okur çile dokur gencimiz,
Eş seçerken aman dört aç gözünü,
Gönül verme zehir kusan yılana…
Yitirirsin baharında özünü,
Dağ da olsan can dayanmaz yalana…
Karun malı bir yel olur israftan,
Geçti gurbet elde bir bayram daha,
Yaralı gönlümü boğdu hüzüne…
Ayrılık gecedir dönmez sabaha,
Kim bakar garibin anam yüzüne…
Bakarım kapıya vurulsun diye,
Gönlüm özler dağın düzün,
Cennet Kâhta’m, görsün gözün,
Gündüz efkâr gece hüzün,
Gurbet elde kaldım Kâhta’m…
Sevdan tüter buram buram,
Yüreğimi demir sanma ey gafil,
Uçan kuş esen yel etkiler beni…
Sabrın sınırına varma ey sefil,
Tan vakti gelen tel etkiler beni…
Gün batımı ufuk görün der beni,
Bu kaçıncı bahar,
Bu kaçıncı yaz…
Efkâr çöktü senin yerine,
Gel artık,
Bitsin bu cilve bu naz…
Hasret ateş canım yanar,
Gel gör gözde yaş sel baba…
Her dem şu sol yanım kanar,
Dağı düzü aş gel baba…
Bu kalp kırık bir dal gibi,
Hüzün dolu bir öyküdür,
Gel gözünle gör Kâhta’yı…
Bir sevdadır bir türküdür,
Gel gözünle gör Kâhta’yı…
Uzar gider Dargir yolu,
Tüter gözde dağın düzün,
Gurbet elde kaldım Kâhta’m…
Yaşar özde o saf yüzün,
Hasret telde çaldım Kâhta’m…
Yıllar yıla kattı efkâr,
Başı var da beyni yok,
Eşi var da kaynı yok,
Şaşı bakar yaşama,
Yaşıyor da aynı yok…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!