Kaynanana geçmez sözün,
İşin çok zor Osman Osman…
Ateş alır yanar özün,
İşin çok zor Osman Osman…
“Şirin Bakırcıoğlu’na”
“Sevebileceğin kadar,
İnsan al,
Hayatına,
İsrafa ne gerek var…”
Kanlı coğrafyada doğmak kederim,
Zulmün azı dişi tenimde benim…
Mazlumdan yanayım ondan hederim,
İnsanlık sevdası genimde benim…
İttihat cellâdı vermiş fermanı,
Sen gonca gül ben bir çınar,
Sevgi saygı bende pınar,
Karşılıksız akar durur,
Bu dostluğu körler kınar…
Hasret ektim yollarına bir ömür,
Bu gurbetin dertli sabır taşıyım…
Sevda çektim kollarına baht kömür,
Her sohbetin mazi akan yaşıyım…
Uzun nemli gecelerde bir yadım,
Basında ekranda zehirli laklak,
Dedikodu tele vole şamata,
Biri diğerinden matrak…
Kişiliklerde çöküntü kokuşmuşluk,
Yıldızlarda tatilde ahlak…
“Domdom kurşunu değdi”
Savruluyor gönül aşkın harında,
Sevene ahu zar çektiren böcek…
Kavruluyor bülbül ilkbaharında,
Ateş tarlasında sektiren köçek…
Sundu yüreğini gonca çağında,
Kör keserdir cehalet,
Nişangâhta umut,
Kemirgen zaman,
Kıvranıyor can,
Hüzünde liman…
Gönül mumdur aşk ateştir,
Kor olana düşüp yanma…
Temel kumdur sele eştir,
Taştan taşa vurur kanma…
Kerem küldü Aslı için,
Hızır geldi ayağına,
Açtı sana cömert eli…
Hazır değil dayağına,
Kara kedi namert yeli…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!