Hareket yok havada suda,
Her şey pusuda…
Bütün koyuluğuyla karanlık,
Germiş kanatlarını kalleşçe…
An olaylara gebe,
Ağlatma ne olur,
Yakışmaz sana zulüm…
İyilik meleğisin gönlümün,
Tatlı meleğisin ömrümün,
Ellerimden tut benim,
Tut ellerimden ne olursun…
Seni gördüm benim eski mekânda,
Güler yüzün bir güneşti dükkânda,
Duvarında 'Eski Çarşı' şiirim,
Madalyaydı dostluk senin yakanda...
Bahar sensiz bahar değil,
Yaz, yaz değil gülüm solgun…
Diyar sensiz diyar değil,
Saz, saz değil telim yorgun…
Güneş sensiz güneş değil,
Tez ulaştı kara haber,
Yandım anam ben ciğerden…
Al boynumu dara gönder,
Vurulmuşum ben ciğerden…
Can Mehmet’im yiğit kardeş,
“Bir Haftalık Liceli Geline”
Gelin oldu ay dolmadı,
Cana kıydı kanlı eller…
Kına yaktı oy solmadı…
Cana kıydı kanlı eller…
Zalim kader attı beni Lice’ye,
Parça parça oldu garip yüreğim…
Hasret kaldım huzurlu bir geceye,
Parça parça oldu garip yüreğim…
Gezer durur her an ölüm başımda,
Haramzade eşiğinin ebesi,
İşportacı tezgâhında yemdiler…
Kör karanlık beşiğinin bebesi,
Biberonda kin nefreti emdiler…
Hoşgörüyü zehirli ot sandılar,
Dedikodu uzmanı,
Fitneliğin yazmanı,
Boş meydanda kuduz,
Saldırgan uyuz,
Diplomalı dalkavuk,
Kalkınca zorun şamarı,
Bir gün gelir sevda çalar kapını,
Benim gibi kanat takar uçarsın…
Bir hoş olur sevinç kaplar yapını,
Dört bir yana sevgi neşe saçarsın…
Bir umutla yâr yoluna bakarsın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!