Dalda solan yaprak olsam gül olsam,
Sevdan bana derman olur can olur…
Derdin ile yana yana kül olsam,
Sevdan bana derman olur can olur…
Gurbet elde boynu bükük kuş olsam,
Gitti gençlik bir yel gibi elimden,
Bir yalancı bahar mıydım ben kader?
İnmemişken dert sahibi belimden,
Bir talancı vurdu oldum derbeder…
Bir girmedi tek tatlı gün araya,
Dost,
Dar gününde vardır,
Belanın önünde duvardır…
Canında candır…
Dost,
Çoluk çocuk düşmüş gurbet yoluna,
Söyle kardeş kaçıp gitmek çare mi?
Bir taş gibi hasret çöker soluna,
Söyle kardeş kaçıp gitmek çare mi?
Gurbet eller yağmur olur yaş olur,
Çok güzelsin köylü kızı,
Boyun nazlı selvi dalı…
Nice gencin kalp hırsızı,
Yanakların elma alı…
Ak gerdanın dağın karı,
Bina yapma kum üstüne,
Seller gelir alır gider…
Haram koyma cam testine,
Eller gelir alır gider…
Yatsı olur mumun söner,
Sevda köşkün canan bu sol yanımsa,
Renk ver gülüm menekşenin moruna…
Yâre düşkün canın benim canımsa,
Su dök gönül ateşinin koruna…
Kat sevgini gönül dönsün Aras’a,
Dört mevsim kış oldu baharın hani?
Yoğur acıları göm yüreğine…
Umudun düş oldu seherin hani?
Yoğur acıları göm yüreğine…
Uzağı görürdün gözlerin hani?
Ansın yüreğim ansın,
Hasretinle hep yansın,
Mehmet Şahin öğretmenim,
Sen özlenen cansın…
Özlenmek ne güzel,
Delice gelirdi poyraz,
Nemrut Dağı’ndan Kâhta’ya doğru…
Sokaklarda toz bulutu oluşurdu,
Terk ederdi yapraklar dallarını,
Kuşlar gibi uçuşurdu…
Horon tepen Lazlar gibi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!