Hüznüm masadaki küllükte için için tütüyor,
Zaman, duvardaki akrebin sırtında paslanmış bir bıçak.
Bir vedanın gölgesi sürahideki suya çöküyor,
Oda, gidişinin soğuk heykeliyle dolup taşacak.
Paltom askılıkta boynu bükük bir yetim gibi dargın,
Cebinde unutulmuş adresler kan kaybediyor sessizce.
Işıklar sönük, perde kendi içine çekilmiş, yorgun;
Gözlerin bu odanın tavanında asılı kalır her gece.
Kadehin kenarına sinmiş o yarım tebessümün,
Dudak payı bırakılmamış bir ayrılığı yudumlatır.
Sırtını dönerken arkanda bıraktığın bu hüznün,
Külü masaya, yangını doğrudan ömrüme dağılır.
Kayıt Tarihi : 1.10.2026 17:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!