Sen ve ben baş başa iskelede
Dingin sular, yakamozlar emre amade
Ürperdin güzelim, sen sakın üşüme
Mehtabı sararım ben senin üzerine
Gözlerinin ışığı, Ay’ın şavkını bastırır
Kul hakkı yersin, bitti, gitti değil mi?
Çekmiyor mu peki, karşındaki eziyeti
Sanma var Yaradan’ın öyle cenneti
Acaba bu zihniyeti sana kim öğretti?
Kadını döversin, kendini adam sanırsın
?
Hayat İçimden Akıp Gidiyor
Sessizce
Durmadan Bir şeyler götürüyor
Sinsice
Suya,Kan Bulaşmış
Ayın şavkı,Temizlemeye Uğraşıyor
Berraklık,Kızıllaşmış
Ay,Boşuna Çırpınıyor
Güneş Ne Zaman Doğacak?
Azametiyle,Isıtacak
Kerahat vakti geldi, keyf zamanıdır
Keyf alıp neşelenme anıdır
Ehli-keyf olunca, kalem çıkartılmalıdır
Çünkü en güzel şiirler mey eşliğinde yazılandır
Ne zaman karşıma oturdun?
Elindeki kadehi hangi an doldurdun
Canım sevgilim, iyi ki varsın
Sen bana kış değil, daima baharsın
Gözümde her zaman taze bir dalsın
Sen cananın değil, daima bana cansın
Deniz gözlerine bakan, dalıp gider insan
Sen yanımdayken, hep bahar, hep yazdı
Küsüp, kırılıp ta gidecek ne vardı
Sardı şimdi etrafımı, hazan yaprakları
Sen gittin, gün karardı, güneş karardı
Etrafımda her şey, artık sensin
Kurmuşum salıncağımı, iki yıldız arasına
Tatlı, tatlı sallanıyorum kâinatta
Bir boşluk, tatlı bir rehavet var ruhumda
Sallanıyorum bin bir rengin ortasında
Burada karanlık yok, hep aydınlık
Adem babaların kokusu sinmiş
Beyoğluna
İnsanlar
Kahve fincanlarından,görmüyorlar
Çaresizliğin,çığlığı yankılanır
Akşamdan kalma




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!