Kose Şiiri - Sezai Karakoç

Sezai Karakoç
62

ŞİİR


509

TAKİPÇİ

Kose

1.

Saçlarını kimler için bölük bölük yapmışsın
Saçlarını ruhumun evliyalarınca örülen
Tarif edilmez güllerin yankısı gözlerin
Gözlerin kaç kişinin gözlerinde gezinir
Sen kaç köşeli yıldızsın

Fabrika dumanlarında resmin
Kirli ve temiz haritaları doldurmuşsun
Hâtırasız ve geleceksiz bir iç deniz gibi
Aşka veda etmiş topraklarda durmuşsun

Benim geçmiş zaman içinde yan gelip yattığıma bakma
Ben geleceğin kara gözlü zalimlerindenim
Bir tek köşen bile ayrılmamışken bana
Var olan ve olacak olan bütün köşelerinin sahibi benim
Ben geleceğin kara gözlü zalimlerindenim
Sen kaç köşeli yıldızsın

(1954, Nisan)

2.

Evlerinin içi ayna döşeli
Ayna hâtıra gözler ve sevmek
Benim aşkım bin bir köşeli ah bin bir köşeli
Bir köşe gidince bin köşe yeniden gelecek
Ayna hâtıra gözler ve sevmek

Evlerinin içi kabartma bahar
Köşelerinde keklik gibi bakıp duran saksılar
Halıları öpe öpe nakış yapar nakış gibi ayaklar
Siz söyleyin insan seve seve ölmez ne yapar
Köşelerde keklik gibi bakıp duran saksılar

Evlerinin içi yeni güllerden
Görülmemiş güneşleri görülmemiş gözlerine getiren
Sağ köşedeki entari sol köşedeki şapka
Beni katil suların ortasına bıraka
Katil sular güneşi gözlerinden götüren

Evlerinin içi gurur döşeli
Benim aşkım bin bir köşeli ah bin bir köşeli

(1954, Mayıs)

3.

Sen geldin ve benim deli köşemde durdun
Bulutlar geldi ve üstünde durdu
Merhametin ta kendisiydi gözlerin
Merhamet saçlarını ıslatan sessiz bir yağmurdu
Bulutlar geldi altında durduk

Konuştun güneşi hatırlıyordum
Gariptin yepyeni bir sesin vardı
Bu ses öyle benim öyle yabancı
Bu ses saçlarımı ıslatan sessiz bir kardı

Dişlerin öpülen çocuk yüzleri
Güneşe açılan küçük aynalar
Sert içkiler keskin kokular dişlerin
İçinden geçilen küçük aynalar

Ve güldün rengârenk yağmurlar yağdı
İnsanı ağlatan yağmurlar yağdı
Yaralı bir ceylan gözleri kadar sıcak
Yaralı bir ceylan kalbi gibi içli bir sesin vardı

Sen geldin benim deli köşemde durdun
Bulutlar geldi üstünde durdu
Merhametin ta kendisiydi gözlerin

(1954, Mayıs)

4.

Taşların ortasında Leylâ'nın gözleri
Leylâ köşe köşe göz göz şiirin ortasında
Ben Leylâ'yı bulduğumdan yahut kaybettiğimden beri
Leylâ ya o adamın bardağında ya o dağın ortasında

Ben Leylâ gibi güneş doğarken uyanamam
Şehir gece gündüz benim içime uyur
Leylâ'yı götürüp Londra’nın ortasında bıraksam
Bir bülbül gibi yaşamasını değiştirmez çocuktur

Leylâ diyorsam kesik yanaklarıyla Leylâ
Üç köşeli dünyasıyla
Okuyla yayıyla yaylasıyla acımasıyla
Leylâ diyorsam şu bizim gerçek Leylâ

Biz seni işte böyle seviyoruz Leylâ

O gitti bize ağlamak kaldı kala kala

(1954, Aralık)

5.

Beni yeraltı sularına karşı iyi savun
Tırnağını taşa sürten yitik keçilere karşı
Bu çeşmenin üç köşesinden hangisinden su içecek
Senin bahtsız ve mesut Eyyub'un

Atların en güzel biçimini sessizce kalbime indiriyor
İçimde İstanbul çalkanırken bozbulanık çeşme
Bir dans için can vermeğe hazır bekliyorum
Sen orda gelirayak kuklalara insan gibi konuşmasını öğretme

Su akıyor birikiyor kan lekeleri
Kurtulsam diyorum bir eser buna engel
Öyle büyüyor öyle çoğalıyorsun
İstanbul kalmıyor

Hangi köşesinde huzur o köşesinde sen
Hangi köşesinde yeni çağlara uygun odalar
Ben bölünmez bir şairsem
Sen bölünmez bir anne
Bir çeşme

(1956, Haziran)

Sezai Karakoç
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Mücahit Şimşek
    Mücahit Şimşek

    "Sen kaç köşeli yıldızsın." öyle çok köşelerin var ki! Her köşenin binbir köşesi var. Etrafında da dönen binlerce köşeli yaratık.

  • Cahit Uysal
    Cahit Uysal

    Üstadın 'Köşe' şiirleri diyebilirim ki, çağdaş Türk şiirinin köşe taşlarındandır. Ben özellikle 'Köşe 3'den çok etkilenidim. Bu şiirin Hazreti Peygamber'den imgeler taşıdığını düşünüyorum: 'Bulutlar geldi ve üstünde durdu', 'Merhametin ta kendisiydi gözlerin','Gariptin yepyeni bir sesin vardı', 'Bu ses öyle benim öyle yabancı', 'Dişlerin öpülen çocuk yüzleri', 'Güneşe açılan küçük aynalar' dizelerinde olduğu gibi...

  • Mehmet Kol
    Mehmet Kol

    Sezai KARAKOÇ'u okumak kolay ,anlamak zordur.

  • Osman Tuğlu
    Osman Tuğlu

    Köşe'den İlhamla,


    Köşeler

    O çivit mavisi solgun odalar
    Silindi zamanla hayalhanemden,
    Gölgeler misali yalın sevdalar
    Bir iz bırakmadan gitti zihnimden.

    Hafıza ne kadar sahtekâr, kalleş!
    Tahta tahta düşmüş o izbe salaş!
    O tatlı heyecan, gündelik telaş
    Yaşanmamış gibi uzak sahnemden!

    Yosuna büründü mazinin üstü,
    Kapıları sağır kilitler astı.
    Bilmem ki o günler neyime küstü,
    Nemden kaçıyorlar benim ah nemden?

    Anılar, ne olur şu geç yaşımda
    Köhne kalbim gibi çökmüş köşemde
    İçerken sesime şu son şişemde
    Aks verin köşe-i kalb-i köhnemden.

    Osman Tuğlu

  • Necmettin Çakır
    Necmettin Çakır

    Her zaman olduğu gibi yine bir Sezai Karakoç şiiri. Şiir yani.

  • Arap Naci Kasapoğlu
    Arap Naci Kasapoğlu

    onu ben yazmadım Nurani bey,damla sakızının içinden çıktı..
    Tadım damla sakızı..

    e mail adreslerine hatayı yazıp gönderirsen çok sevinirim..

  • Arap Naci Kasapoğlu
    Arap Naci Kasapoğlu

    eee Osman bey ne demişler..boynuz kulağı geçermiş..
    tahtalara vuralım da nazar etmeyelim

    :)

  • Osman Tuğlu
    Osman Tuğlu

    Naci bey, gençlik gümbür gümbür geliyor.

    :)

  • Arap Naci Kasapoğlu
    Arap Naci Kasapoğlu

    Vadim o kadar güzelki isimli nazireniz için sizi candan kutluyorum Hasan abi...

  • Arap Naci Kasapoğlu
    Arap Naci Kasapoğlu

    Osman bey (Tuğlu),
    Köşeler isimli nazilenizi iftaharla okumuş bulunmaktayım..

    hece de olsun,divanda olsun serbestte olsun nasıl şıkır şıkır yazıyoruz hepimiz.Sezai beyin koltukları kabaracak..

TÜM YORUMLAR (42)