Monna Rosa -I- Aşk ve Çileler

Sezai Karakoç
62

ŞİİR


709

TAKİPÇİ

Monna Rosa -I- Aşk ve Çileler

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister.
Ah senin yüzünden kana batacak.
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.

Ulur aya karşı kirli çakallar,
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa.
Mona Rosa bugün bende bir hal var.
Yağmur iri iri düşer toprağa,
Ulur aya karşı kirli çakallar.

Açma pencereni perdeleri çek,
Mona Rosa seni görmemeliyim.
Bir bakışın ölmem için yetecek.
Anla Mona Rosa ben bir deliyim.
Açma pencereni perdeleri çek.

Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi,
Bende çıkar güneş aydınlığına.
Bir nişan yüzüğü bir kapı sesi.
Seni hatırlatır her zaman bana.
Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi.

Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur.
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar,
Işıksız ruhumu sallar da durur.
Zambaklar en ıssız yerlerde açar.

Ellerin, ellerin ve parmakların
Bir nar çiçeğini eziyor gibi.
Ellerinden belli olur bir kadın,
Denizin dibinde geziyor gibi.
Ellerin, ellerin ve parmakların.

Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.
Saat onikidir söndü lambalar
Uyu da turnalar girsin rüyana,
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar.
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.

Akşamları gelir incir kuşları,
Konarlar bahçemin incirlerine.
Kiminin rengi ak kiminin sarı.
Ah beni vursalar bir kuş yerine.
Akşamları gelir incir kuşları.

Ki ben Mona Rosa bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında.
Hayatla doldurur bu boş yelkeni.
O masum bakışların su kenarında.
Ki ben Mona Rosa bulurum seni.

Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.
Henüz dinlemedin benden türküler.
Benim aşkım uymaz öyle her saza.
En güzel şarkıyı bir kurşun söyler.
Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.

Artık inan bana muhacir kızı,
Dinle ve kabul et itirafımı.
Bir soğuk, bir mavi, bir garip sızı
Alev alev sardı her tarafımı.
Artık inan bana muhacir kızı.

Yağmurdan sonra büyürmüş başak,
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış.
Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış.
Yağmurdan sonra büyürmüş başak.

Altın bilezikler o kokulu ten
Cevap versin bu kuş tüyüne.
Bir tüy ki can verir gülümsesen,
Bir tüy ki kapalı geceye güne.
Altın bilezikler o kokulu ten.

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister,
Ah senin yüzünden kana batacak.
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.

Sezai Karakoç
Kayıt Tarihi : 25.5.2000 18:09:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Batu Sarı
    Batu Sarı

    Sacit ONANın yorumuyla ayrı bir yeri de vardır bu şiirin.

  • Cihan Taş
    Cihan Taş

    Ölür Durur Her Çağ Bedenim

    Bir küçük sözdür,
    Git gide büyür.
    Büyür de,
    Gün gelir öldürür.

    Ve ben;
    Ne Aslı'yı bildim,
    Ne Şirin'i, ne Leyla'yı.
    Meğer Ferhat, Kerem, Mecnun hep
    benmişim.

    Bolu Beyi'ni hiç görmedim.
    Her gün batımında kır atı hep ben
    dizginledim.
    Eğri kılıç kında, sen yüreğimde.
    Meğer Köroğlu hep benmişim.

    Ve sonra Pir Sultan oldum,
    Çıt diye kırılırken boynum,
    Kesildi sandılar sesim soluğum.
    Darağacında sallanırken bedenim,
    Meğer Hızır Paşa değilmiş
    yenildiğim.

    Yüzdüler sonra derimi,
    Ne derdimi bildiler, ne kederimi.
    Omuzlarken ben nefessiz bedenimi,
    Yüreğimden hiç düşürmedim ki seni.

    Tahir olmuşum bir dem,
    İsmini hatırladığım bir de Zöhrem,
    Ne his etmişliğim, ne görmüşlüğüm
    var,
    Meğer çoktan biliyormuşum,
    Yine serde ayrılık var.

    Derken Hayyam olup yine
    doğmuşum,
    O diyardan bu diyara gezip
    durmuşum.
    Ne dünyayı, ne sevdayı hiç
    bilmemişim,
    Kim bilir;
    Belki de öyle bilinmişim.

    Hileli sofralar kuruldu önüme,
    Aç kaldım da gem vurdum ben dilime.
    Mazlumu uzak etmedim hiç
    gönlüme,
    Şahlar, Sultanlar bundan düştü hep
    peşime.

    Gelip durdu bir kara bulut,
    Alınmıştı elinden Sevda ile umut.
    İşte o zamandı, koptu kıyamet,
    Ben o tufan'da bildiğin Nuh'tum.

    Anlıyor musun?

    ..................................

    Kaç fırtınalardan kaçtım.
    Kaç okyanus aştım,
    Kaç demir attım,
    Kaç liman tanıdım.

    Biliyor musun?

    .................................

    Kimi yıkık dökük,
    Kimi kör kütük,
    Kimi öldü ölecek,
    Kimi sanki yeniden dirilecek.

    Ve anladım sonra,

    Bu gün doğmadım ki,
    Bu gün öleyim.
    Hiç düşmedim ki,
    Doğrulup kalkayım.

    Ben Pir Sultan'ım,
    Ben Hacı Bektaş'ım.
    Şeyh Bedrettin,
    Demirci Kava'yım.

    Bazen sen kadar tanıdık,
    Bazen bir yabancıyım.

    Ölür durur her çağ bedenim,
    Ben öldükçe yine dirilirim...

    13.12.2017
    03:15

  • Ayşe selam
    Ayşe selam

    Ölüm hiç önlenir mi

  • Abdullah Özyıldırım
    Abdullah Özyıldırım

    Ve vardır her vahşi çiçekte gurur...

  • Cemre Cemile
    Cemre Cemile

    Peki dörtlüklerin ilk harflerine dikkat ettiniz mi
    *muazzezAkkaya*
    sevdiği kadının adı...
    Hikayesine de bakmanizi tavsiye ederim

  • Cemre cemile
    Cemre cemile

    Zambaklar en ıssız yerlerde açar...

TÜM YORUMLAR (322)