Bazen insan kendini tarif edemez.
Depresyonda değildir.
Dağılmamıştır.
Hayatının somut tarafı yerli yerindedir.
Ama göğsünün ortasında bir ağırlık vardır.
Bir şehirde iki kadın yaşardı.
Biri eril,
Biri feminen.
Eril kadın,
Çelikten bir zırh kuşanmıştı.
Bir Erkek, “Ben bana özel, diğer erkeklerin kolayca ulaşamadıkları, göremedikleri bir Kadın istiyorum,” diyorsa, bunda sonuna kadar haklıdır. Hayatına kimi alacağına, kiminle mutlu olacağına, kiminle aynı yolda yürüyeceğine karar vermek Erkeğin en doğal hakkı.
Herkesin kalbi farklı atar; kimisi fırtınalı bir ruh arar, kimisi sakin bir liman.
Diğer erkeklerin kolayca ulaşamadığı, kendine 'özel' bir kadınla gelecek kurmak istiyorsa, bu onun kişisel tercihidir. Kimse ona, “Böyle birini istememelisin,” diye kural koyamaz. Kendi hayalini kurmak, kendi sınırlarını çizmek erkeğin özgürlüğüdür.
Bir Erkeğin Sessizce Uzaklaştığını Gösteren 7 İşaret
1. Tartışmaların Sonu
Eskiden her kelimenin ardında seni ikna etme arzusu vardı. Her itirazında seni geri kazanabilmek için sabırla çabalıyordu. Ama şimdi sessiz… Çünkü artık kavga etmek, tartışmak, haklı çıkmak umurumda değil. Huzuru arıyor. Sırtını yaslayabileceği bir güven istiyor. Ve ne yazık ki bunu sende bulamayacağını anladı.
2. Konuşmaların Tükenişi
*** Sağlıklı Sınırların İzinde
Aşk, bazen insanın içini ışıkla doldurur; bazen de karanlık bir boşlukta yankılanan ayak seslerine dönüşür. Bir zamanlar kalbimizin merkezinde taht kurmuş biri, ayrılıkla birlikte o tahtı terk ettiğinde, geride yalnızca sessizlik kalmaz. O sessizlik, çoğu kez fotoğraflarda, anılarda, sosyal medyanın ekranında yeniden canlanır. Ve bir gün, erkek kararını verir: Engellemek.
*** Engellemenin Yanlış Okunan Dili
Erkek bir konuda fikrini söyler, talebini belirtir…
Sınır çizer…
“Bu doğru değil, bunu kabul etmiyorum” der…
Ya da sadece görüş belirtir…
Ve bazı kadınların diline hemen aynı etiket yapışır:
EŞİNE ANNELİK YAPARSAN, SANA GELİN GETİRİR
Ayşen Murat’ı ilk tanıdığında içinden geçen şey şuydu:
“Nihayet güvenebileceğim biri.”
Murat dakikti.
Evli olduğu hâlde bekar gibi yaşayan bazı erkeklerin hikâyesi, çoğu zaman yüzeysel biçimde anlatıldığı gibi sadakatsizlik arzusundan ya da sorumluluktan kaçıştan ibaret değildir.
Bu tablo, evin içinde başlayan uzun bir duygusal ihmalin, saygısızlığın ve rol kaymasının sonucudur.
Kadının ilgisizliği, saygısızlığı, duygusal temasın giderek azalması, erkeğin yalnızca yapılacak işler ve eksikler üzerinden hatırlanması; erkeği evliliğin içinde görünmez kılar. Görülmeyen, dinlenmeyen, takdir edilmeyen erkek için evlilik, paylaşım alanı olmaktan çıkar; resmî bir birliktelik hâline gelir.
Eşler arasında gerçeğin değişmez kuralı
Bir kadına en doğru sözü kocası söyler. Çünkü onu gerçekten tanıyan, iyiliğini düşünen ve hayatın her zorluğunda yanında duran tek erkek odur. Koca, karısını dışarıdaki kurtlardan, sahte dostlardan, kirli bakışlardan korur. O olmadan kadın, kalabalığın içinde yalnız bir hedefe dönüşür.
Sadakat, arkadaş masalarında tüketilecek ucuz bir kelime değildir. Sadakat, evliliğin direğidir. Bir kadın, önce kocasına sadık olmak zorundadır. Arkadaşına, komşusuna, sosyal medyaya değil… Sadakat, eşine gösterilir.
....Ama şu nettir: Eril kadın irade sahibi bir erkeği zayıflatmaz. Onu ya güçlendirir ya da tüketir. Ortası yoktur.
------------------------------------------
Bugün sıkça dile getirilen “eril kadın” meselesi, kolayca erkeğin omzuna yükleniyor. Oysa bu yaklaşım gerçeği saptırmaktan başka bir şey değildir. Bir kadının eril davranışlar sergilemesi, bir erkeğin eksikliğinin değil; kadının kendi tercihinin sonucudur.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!