Bir kelime öldü bugün.
Cenazesine gitmedik,
çünkü artık hiçbirimiz konuşmuyorduk.
Harflere el sürmek yasaktı;
parmak izimizde sır kalmasın diye.
Aşkın nuruyla yoğruldu bu cihan,
Bir Kaynak'tan çıktı, sayısız nihan.
Her zerrede bir mana, bir gizli sultan,
Çoklukta vahdeti seyret ey canan.
Her çiçekte bir koku, her seste bir dem,
I
İnsan, harflerle oruç tutar.
Her susuş, bir harfin düşmesidir.
Kâinat, boş bir defterdi;
kalem yazmaya utanınca, anlam başladı.
Bir zerrede gizlendi bu arş-ı âlem,
Bir nefeste eridi binlerce âdem.
Bir anın içinde geçti asırlar,
Bir bakışta kaldı bu cümle esrar.
Bir saniyede durdu dehre-i devran,
Bir sır aşikâr oldu bu gece gönlüme,
Döküldü yıldızlar sırra yol olmuş.
Zaman durdu, âlem sustu,
Hakikat bir gül gibi açıldı avuçlarımda.
Dedim: "Ey sır, sen misin Hakk'ın elçisi?"
Burası çıkışı mühürlü bir rüya
Her odada bir masal eksik şimdi
Yetmiş sekiz giden var dediler
Yetmiş sekiz gelmeyen telefon
Tavanla zemin arasında sıkışmış
Kesile de dedem sultan kesile,
Hak söyleyen dillerimiz kesile.
Bir vakitte akan sular durula,
Şol devranda duyula adımız bizim.
Vurula da dedem sultan vurula,
Babamın bıyıkları
sabun köpüğünden kuleler
Dağıldı radyo haberinde
Kulaklarımdan süzülen
Kurşun eriyiği askerler
Teneke kutuda uyuyorlardı dün.
Aşkın meydanında bir can doğurdum,
Hakk’ın nazarıyla gönlüm yoğurdum.
"Ene’l-Hak" sırrına erip duruldum,
Bu canı aşka sattım da geldim.
Çile çarkında döndüm bin gece,
Ben Kemter'im,
Cebimde dert, sırtımda eski kilim;
Metroda bilet soran gözler:
"Ücret ne kadar?"
Dedim: "Bir tebessüm yeter!
Kâbe’ye gidiyorsan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!