Ne sevdalar gördüm çiçekler açan,
İnan ki yoluna çıkmam bir daha!
Ne ceylanlar gördüm önümden kaçan,
İnan ki kaşımı yıkmam bir daha!
Göklere çekilen bayrak olsaydım
Hoş geldiniz diyemedim
Şeker-lokum yiyemedim
Botlarımı giyemedim,
İkibin ondört gideli.
Çiçeklerde kaldı gözüm
Günden güne azalıyor,
Artık sabrım kalmadı hiç.
Düzenbazlar mal çalıyor,
Bereketi kalmadı hiç.
Kılı kırka yaran eller
Gel Ey benim baharım nerde kaldın sen yazım,
Şu gönül defterini kaç kez elimden attım.
Sana neler anlattı duvarda duran sazım,
Gece uykularımda kaç defa seni sattım.
Yazdığım şu kalemi kurşun gibi atarım
Sabah ezanında düşsek yollara,
Uğrasak Bağdat’a,varsak Musul’a.
Yardım etsek darda kalan kullara,
Hedefi gösterse Altın Pusula! ..
Gök kubbe altına çadırı kursak,
Bir silah patlar gece
Gündüze ferman düşer
Dünya bize dar olur!
Bir sala verilir yanık
Ocağa ateş düşer
Güneşin önünü kapayım dersen,
Güneşe perde gerilmez derler!
İnsan gibi insan olayım dersen,
Kolayca Cennete girilmez derler!
İçimize çökmüş Gurbet Acısı
Maziyi unutma gerçek yatıyor,
Yolunu bilmeyen gemi batıyor
Bir'liğin yanına Bir'lik katıyor,
Seni seviyoruz Mustafa Başkan.
Karacören Köyü Reşadiye'nin
Dağların başında uçan şu kuşlar,
Bizden selam söyle gittiğin yere.
Hak’kın huzurunda eğilen başlar,
Bizden selam söyle gittiğin yere.
Sözümüzü dinle düşme tuzağa
Gül dalında yaprak olsak
Açıp açıp tekrar solsak
Şu dünyada baki kalsak
Bilmem ki bize ne derler!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!