KASIM ŞİİRLERİ

KASIM ŞİİRLERİ

Tahmine Yıldırım

Tam beş yıl önce bu gün doğmuştun
bilemessin yavrum ne çok mutlu olmuştum
senin kıp kırmızı yanakların benimse biraz rengim solmuştu
Ailemiz,dostlarımız hep birlikte yaşadık o 9 kasım mutluluğu

Yıllar çok çabuk geçti bak okul çağın geliyor
gün geliyor anneler yıllar yerinde dursun istiyor
..

Devamını Oku
Demet Akkoyun

1938de sonbahar aylardan kasım günlerden pazartesi
Yüreklerde acı bir feryat gözler yaşlı ağlamakta
On Kasım sabahı vatana acı bir haber
Gökyüzü karardı Türk milleti ağlıyordu
Yalnız kalmıştı Türk ulusu bir kara bulut gök yüzünü kaplıyordu
Çocuğuyla kadınıyla erkeğiyle ağlıyordu vatan
10 Kasım 1938 günlerden pazartesi
..

Devamını Oku
Caner Can Ataş

Bugün günlerden on kasım
İçimde hüzün, dinmiyor yasım
Atama verilmiş niyazım
Çünkü bugün ON KASIM.

Günüm gündüz değil,sanki gece
Saat dokuzu beş geçe
..

Devamını Oku
Hüseyin Yanmaz

Elimde kalem hüzünlüydü yüreğim
Gözlerime dolan yaş
Yazamadım seni
Bugün on kasım Atam
Saygıyla anıyorum seni,

Haber saldım kuşlara
..

Devamını Oku
Tunahan Ermihan

Kasım da aşk başkadır sevdiğim
Gözlerini kapattığında hayata
Her sabah hasret tadındadır aslında
Ve özlenen gece yaşanılanlar değil
Paylaşılan duygulardır

Kasım da aşk başkadır sevdiğim
..

Devamını Oku
Oya Dirikcan

Kasım kokuyor
Buram buram Kasım…
Hazan terliyor
Issız avuçlarımda…
Yanık bir şarkı düşüyor dilime
Uzak Haziranlardan…
Ve kulaklarımda
..

Devamını Oku
Ali Osman Gürlek

Ayırma gözlerini gözlerimden bu gün
Böyle saatlerce bak böyle günlerce
Kalbime gizlice,gizlicedoldu sevgin
Gözlerin ateşini kalbime boşaltarak

İnanmak ah bir çocuk ruhuyla inanmak
Beni sevdiğini bir huzur hasretiyle inanmak
..

Devamını Oku
Hakan İlhan Dağcı

29 Kasım,
Aşk acısı neymiş bildiğim,
İlk kez sırtımdan vurulduğum,
Ölüp ölüp dirildiğim gün.
29 Kasım,
Sizi elele görüp te donakaldığım,
Evimin yolunu bile bulamadığım,
..

Devamını Oku
Çanakaleli Erhan

Aylardan Yine Kasım.
Ve Ben Seni Çok Özledim.
Hatıralar Canlandı Gözümde.
Geldi Hayalin Gözüme.
Camların Buğusuna Yazdım Adını.
Haykırdım Ciğerlerimi Patlatırcasına Karanlığa.
Seni Çok Özledim Diye.
..

Devamını Oku
Vural Gül

Bak birgün daha geçti sensiz
Bir takvim yaprağı daha karıştı tarihe
Ve hasretin bir gün daha arttı
Bu soğuk kasım gecesi

Dün haber aldım senden
Ayrılmışsın sevgilinden ağlıyormuşsun
..

Devamını Oku
Fatih Öncü

Bu kalbimde tükenmez bir dertti
Nefes nefes ömrümü tüketti
Böylece Kasım ayıda bitti

Dallar yapraksız, ben yine yarsız
Gönlüm sıcaktı, bakışlar karsız
Hayatı yaşadım yapa yalnız
..

Devamını Oku
Tülay Sustam

göğüs kafesimizden
kanadı kırık kuşlar uçurduk

maviyken yolculuğumuz
siyaha boyandı alınyazımız

bin parçaya bölünerek
..

Devamını Oku
Emine Can

Bugünde gelmedin yine çaresiz gözlerim seni arar, gidiyorum sevdiğim bir kasım sabahında sensizlik çok ağır geldi bana.
..

Devamını Oku
Mehmet Çancılar

Biraz ayrılık gibi Kasım,
Ya da tek bir renkte buluşma vakti.
Kahve rengi veya sarı..

Bambaşka bir ay Kasım,
Bir yanı sıcak bir yanı soğuk sanki.

..

Devamını Oku
Tarık Erkutlu

Kasım da dönüyorum Istanbul'a sensiz,
Karanlıkken gece poyrazken rüzgar,
Sandallar açılamıyorken denize,
Kasım da dönüyorum sana saçlarımda aklar,
Kafamda bere...

Güneşe hasret değilim senin olmadığın,
..

Devamını Oku
Mehmet Sercan Tezcanoğlu

Kasım benim ayımdı.
Altısının yedisine karıştığı bir güne aitti
Aldığım ilk nefes.

Kasım benim, neşem, eğlencem,
Sevincim, mutluluğumdu.

..

Devamını Oku
Perihan Pehlivan

YİNE BİR 10 KASIM RUHUN ŞAD OLSUN ATAM!


Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir. M.Kemâl ATATÜRK


İşte onun için sen nesillerden nesillere yaşayacaksın eserlerinle. Fikirlerin sade bize değil özgürlük sevdası tüm dünya halklarına örnek olacaktır.
..

Devamını Oku
Mehmet Ali Yapıcı

Senin hasretinle bütün gözler yaşarsın,
Yaşlı bütün gözler bugün yine on kasım,
Her günümüzde her anımızda sen varsın,
Büyük Atam sen dünya durdukça yaşarsın.

Acı bir sonbahar rüzgarı idi esen,
On Kasım bin dokuz yüz otuz sekiz günü,
..

Devamını Oku
Ömer Küçükkaya

Bugün hava güzel ve soğuk…
Gün aydınlık ama biraz soğuk…
Işığını atıyor dünyaya güneş,
Ama bugün biraz soğuk…

Sen kandırılmış duygulara anlam,
Sen sımsıkı sarılışlara mana! ...
..

Devamını Oku
Zeki Nurçin

(22 mayıs 2006 FN- 22 mayıs 2011 BLN)

Bilindiği gibi,yaklaşık üç hafta önce,’’Tanrılar Ülkesinde Aşk’’ adlı romanım kıtap severlerle buluşmuştu.Roman olumlu ve yapıcı bir çok tepki aldı.Bu adı geçen roman 2011 yılının yayın programına alınan ilk çalışmasıydı.Yayın programına göre bu yıl dört romanım yayınlanacaktı.Nitekim programa alınan ikinci romanım olan,’’Tanrıyı Üzdüğümü Meleklerin Ağlamasından Anladım’’ bu ayın (mayıs) 20-25’i arasında okurlarıyla buluşacak.Daha bir önceki romanın sıcaklığı hissedilirken ikincisinin kitap severlere sunulmasına karşın ister istemez bir takım tepkiler aldım.Gelen tepki ve öneriler üzerine 2011 yılı yayın programımı kapatmam gerektiğini düşündüm.Normalde eylül ayın sonları ile kasım ayı başlarında iki romanımın daha yayınlanacaktı ancak ortalama her ay bir roman çıkarmanın bazı kaygılara neden olacağını da düşünerek eylül ve kasım aylarında piyasaya çıkması düşünülen iki romanımı da 2012 yılı yayın programına aktardım.(Belki yıl sonuna doğru bir tanesi daha çıkabilir,kesin olmamakla birlikte.) Sözkonusu romanlar uzun zamandan beri yazılmış,üzerinde uzun yıllar titizlikle çalışılmış kitaplardır.

‘Tanrılar Ülkesinde Aşk’ adlı romanı dokuz yıllık bir emeğin sonucuydu.Bu mayıs ayının 20-25 tarihleri arasında çıkacak olan ve daha şimdiden adı duyurulan,’Tanrıyı Üzdüğümü Meleklerin Ağlamasından Anladım’ romanı 2006 yılının mayıs ayında yazılmaya başlandı ve gün gün yapılan gözlemlerin analizlerini içerir.Roman kahramanı El Adam’ın yaşadığı talihsizlikler 2006 mayıs 22’sinde başlamıştı.Romanın özellikle mayıs ayı ortalarında kitap severlere sunulmasını kitap kahramanlarına duyduğum saygıdan yaptım.Bu yüzden bu romanın okurlarıyla buluşma tarihi benim için bir miladdır diyebilirim.’Tanrıyı Üzdüğümü Meleklerin Ağlamasından Anladım’ romanımda (beş buçuk yıllık bir emeğin sonucudur) Bayan Gümüş’ün,kendisini sonsuz seven aşkı El Adam’ı (Yusuf) hırsına kurban edişini darmatik durumları var.Mavi Menekşenin çağdaş destanı bu roman da,Bayan Gümüş deliler gibi aşık olduğu eşi El Adam’ı 2006 yılının mayıs ayında bir gece yarısı evden kovması ile başlayan hüzünlü yılları betimleniyor.El Adam bu vakitsiz kovulma ile yaşadığı ruh kırılmasını kimselere anlatamaz,zamanla erimeye başlar.Kovulmayı içine sindiremez ve herşeyden elini çeker,kendisini benliği içinde yoketmeye mahkum eder.Yaşadığı hüzün beynine (sonunu getirecek) dayanılmaz ağrılar sokar.Geçmişinden kopup gelen çığlıklara yenik düşen M.B Gümüş onun yokluğuna dayanamaz ve büyülü bir hüznün baskısı ve engin pişmalıklarla aramaya koyulur.Ancak onların aşkı bir Alman Yazarın dikkatini çektikten sonra aslında sıradan bir tutku gibi beliren sadakatlerinin derin bir geçmişi ve sonsuz bir aşkla kök salmış olduğu anlaşılır.Yazar Bayan Helenburg,El Adam ile M.B Gümüş’ün aşklarının mitolojik açısını keşfeder ve bununla ilgili araştırmalara başlar.Bulgularını ‘Sadakat ve Mavi Menekşe’ adlı bir kitapta toplar.M.B Gümüş’de aramalarını sürdürür; tesadüfler El Adam’ı hiç ummadığı bir yerde,mavi menekşelerin kabul ettiği bir yerde bulmasına yardım eder ama artık iş işten geçmiştir.Hüznün ve aşkın sonsuz yolculuğu bu çalışma sonradan M.B Gümüş’ün sadakatsizliğinin tablosuna dönüşür; kendisini aşkla sınayan Tanrı’yı üzdüğünü derin acılarla anlar.
..

Devamını Oku