KASIM ŞİİRLERİ

KASIM ŞİİRLERİ

Taha Cihad Savaş

Bir Kasım sabahı cansız bedenimi bulacaklar
Bir Kasım sabahı sevdiğimi görecekler
Yüreğime kazıdığım...
Bir Kasım sabahı hayallerimi toplayacaklar
Etrafa savrulan....
Ve bir Kasım sabahı omuzlarda taşınacağım
Soğuk ve dar bir tabut içinde.
..

Devamını Oku
Hüseyin Cayıklı

Alçak bir kasım ayında sokaklarda özleminin arttığı bir anne arıyordum...hep o anne kokusuna hasret yaşayacağım belli
görüp göreceğim buymuş diyeceğim...
Bir kasım akşamı yine yüreyeceğim...
bir bakmışım
kimse yok...
ve ben her zaman ki gibi yalnız olacağım...
bir kasım akşamı hayalettiğim annemi bulmak için yalnızlığıma son vereceğim...
..

Devamını Oku
Fuat Polat

Keşke seninle bir Kasım sabahı
Buz kesmiş plastik sandalyelerin üzerine
Minder isteseydik çaycı amcadan
Kırmızı benekli çay tabaklarımızı
Denizin üzerinde kur yapan rüzgara savursaydık

Keşke seninle bir Kasım sabahı
..

Devamını Oku
Durmuş Yığman

Günlerden perşembe, aylardan kasım
Bana dokunmayın, bu gün var yasım.
Gözyaşıyla doldu bardağım, tasım.
Ben, nasıl güleyim bu gün On Kasım?

Yurdumun ışığı, umut güneşi
Karanlığa daldı, söndü ateşi.
..

Devamını Oku
Mehmet Yaş

Gönüllerde yassın, gözlerde hüzün,
Boynumuzu büktün, büktün 10 Kasım.
Bir eşi gibiyiz şu çıplak güz ’ün,
Ufkumuza çöktün, çöktün 10 Kasım.

Buz’dun ateş olup, Türklüğü yaktın,
Atasız, öndersiz, öksüz bıraktın..
..

Devamını Oku
Hikmet Aslan

Kimyamı bozan kadın,
Söyle ne idi adın,
Aklımı baştan aldın,
Bir kasım akşamında.

Artık yoktur kaçarı,
Gözlerimden içeri,
..

Devamını Oku
Adnan Altınsoy

***** ON KASIM *****

Bu gün on kasım
Benim en büyük yasım
Daha onbeş yaşındaki devletim
Hem öksüz kaldı hem yetim.
*************
..

Devamını Oku
Yahya Garip

Aldı gitti geri vermez
Boş gelir ses gelmez
otuz sekiz sefer sayılı
Kara tren, kara Kasım treni

Paşaların paşasıydı Maraşal Kemal
Halkının gözbebeği
..

Devamını Oku
Mürsel Adıgüzel

24 Kasım Öğretmenler Günü
Değerli gönül dostlarım, bugün yapmış olduğum konuşmamı sizlerle payşamayı kendime görev addettim. Sevgi ve saygımla.
Sayın Başkan, Sayın İl Genel Meclisinin Değerli Üyeleri ve Saygın Yöneticileri. Bugün Atatürk’ün Millet Mektepleri Baş Öğretmenliğini kabul ettiği günün, 80. yılını ve öğretmenler gününün de 27. yılını kutlamak maksadıyla, şahsım adına söz almış bulunmaktayım. Sözlerime başlamadan, hepinize saygılarımı sunuyorum
Değerli arkadaşlarım,1 Kasım 1928 tarihinde yapılan harf devrimini müteakip, yurdun birçok yerinde millet mektepleri açılarak, okuma yazma seferberliği başlatıldı. Okuma yazma çalışmalarına bir fiil katılan Mustafa Kemal Atatürk’e, 24 Kasım 1928 de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından, Baş Öğretmenlik unvanı verildi. Bu bağlamda, 24 Kasım günü çok önemli bir gün olup, “Baş Öğretmenlik Günü” olarak kutlanmaktayız.
Bu hatırlamayı yaptıktan sonra, Birkaç hususa değinmek istiyorum. Mustafa Kemal Atatürk’ün Başöğretmenlik unvanını, öğretmenler günü haline dönüştüren, 1980 ihtilalının Milli Eğitim Bakanı Sayın Hasan Sağlamdır. Mustafa Kemal Atatürk’e ait olan bir günü, Türkiye öğretmenlerine vermekle, Türkiye Büyük Millet Meclisinin almış olduğu kararı yok saymaktan başka bir şey değildir. Bugün Atatürk’ümüzün Baş Öğretmenliğini anma ve anlama günüdür. Bu nedenle, her 24 Kasım’da olduğu gibi, bugünde Başöğretmenimiz Atatürk’ün anısı önünde, saygıyla eğiliyorum.
Öğretmenler gününün tarihsel geçmişine bakacak olursak, 16 Mart günü, öğretmen okullarının açıldığı gündür. Bu günün Öğretmenler Günü olarak kabul edilmesi gerekirdi. Bu durum, o günün şartlarında kabul edilmese de, o şartlar ortadan kalktıktan sonra kabul edilebilirdi. Hatta dünya öğretmenleri günü olan ve Birleşmiş Miletlerin Eğitim Bilim ve Kültür Örgütünün (UNESCO) kabul ettiği 5 Ekim 1994 gününü, Türkiye Öğretmenler Günü olarak da kabul edilmeliydi.
Bakın değerli arkadaşlarım, Toplumları yönetenler ve yönetilenler, toplumumuz yararına olan temel gerçekleri görmemezlikten gelemezler. Ülkemizin sağlık ve selameti için, bunları yapmak zorundayız. Aksi halde dünya yaşamında, büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalırız. Bunu bilmemiz gerekir ki, dünyayı sorunlu hale getiren cehalettir. Cehaleti ortadan kaldırmadan, huzura kavuşmamız imkânsızdır. Cehaleti ortadan kaldıracak kişilerde, yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Bu başarıyı sağlayacak öğretmenlerin de, bilgi ve beceri birikimine sahip olmaları gerekmektedir. Çünkü öğretmenin imalatı insandır. Bu insan 6-18 yaşta olan ve öğrenme çağında ki çocuklardır. Onları pozitif düşünce ışığında yapıcı, yaratıcı, zihinsel gelişimi işlek ve bağımsız iş yapma yeteneği oluşan birey olarak yetiştirmiş olsunlar. Toplumumuzun gelişmesi bu ilkelere bağlıdır. Eğitim-öğretimi düzenli olan bir toplumun, gelişimi ve refah seviyesinin yüksek olması bu şekilde oluşur. Böyle bir toplumun bireylerinden, dünyaya gelecek çocukların sosyal genleri düzenli ve sağlıklı olmuş olur. Hatta zekâ düzeyleri gelişkinlik gösterir. Bu göstergelerin oluşumunu sağlayacak bir programa ihtiyaç olduğu gibi, bu programı uygulayacak bilgi ve beceri sahibi, öğretmenlerin de yetiştirilmesine ihtiyaç vardır. Ne yazık ki 1980 den başlayan yok etme politikası, eğitim kurumlarının içini boşaltıp, yozlaştırarak, istedikleri düşünceye göre bir kadrosu oluşturdular. Böylece, Türk eğitim sistemini çağın gerisine götürdüler. Bunun temel göstergesi, toplumumuzda gitgide öğretmene ve öğretmen yetiştiren kurumlara karşı bir ilgisizliğin çoğaldığıdır. Durum böyle olunca, eğitim kalitesi düştü. Buna paralel, sevgisizlik oluştu, işsizlik yoğunlaştı, hırsızlık ve kapkaççılık arttı, anarşik hareketlenme yoğunluk kazandı. Bütün bunlarla beraber, cehalet zincirin halkaları çoğalıp kalınlaştı. Bu yönde gelişme gösteren tehlikeye karşı, gerekli önlemler alınmadığı takdirde, bu tehlikeyi ortadan kaldırmak imkânsızlaşmış olur. Böyle bir düzensizlik içinde, yaşamak hiç bir kimseyi mutlu etmez. Bu gerçekleri görüp, ona göre eğitim-öğretimi en kısa zamanda, yeniden yapılanmayı başlatmak gerekmektedir. O zaman öğretmenlerimiz, toplumumuzun her alanında yerlerini almış olurlar. Bu ciddiyet içinde, bütün imkânlarımızı kullanmak zorundayız. Aksi halde, başı dik nesillerin yetişmesi, mümkün olmaz. Evrensel bağımsızlıktan söz etmemiz imkânsızlaşır.
..

Devamını Oku
Ahmet Yüksel Şanlı Er

Ah, Kasım ah.
İyisin hoşsun amma, birazcık gururlusun.
Hatırla!
Bir zamanlar, çocukken tanımıştım seni,
Öylesine çok severdim’ki seni, seninle paylaşırdım neşemi.
Seninle, gurur duyar!
Senden öğrenirdim, sevgiyi her bir şeyi.
..

Devamını Oku
Zübeyde Gökbulut

Kasımların yasını sürsek dağlar ardına,
Mavi gözlü can yiğit bıraktığın yurduna
Öyle bir yiğit gelse, değse mertler merdine,
Ne gam kalır ne keder ağlamaz sazım KASIM,
Umutla yeşerir dal, gül açar yazım YASIM.

Ne hayaller büyüttük gittiğin günden beri,
..

Devamını Oku
Esra Aksu

Üşüyorum..İçim üşüyor aslında Kasım bahane..



Bir film izler gibi yaşadım sevdayı, her karesinde hüzün kokusu vardı; ellerime maktulun kanı bulaştı!


..

Devamını Oku
Murat Çevik

Kasım yağmurları penceremin camına vuruyor içim yanıyor
Hasret kokan bir şiir dinliyormuşum gibi
Ve tüm güzelliğinle sen yine odamın her yerinde
Yine baş başayım,tüm anılarla yüreğim avuçlarımda
Yüreğim soğuk ve titrek kasım yağmurları gibi..
Gözlerim ararken ve beklerken seni yine
Umutlarımı sakladım yeni yep yeni bir güne
..

Devamını Oku
Nebi Ünler

BUGÜN 18 KASIM

Bugün 18 Kasım
Çarşamba sabahında
Ilıcadayım.
Salya sümük
Hamamdayım.
..

Devamını Oku
Keziban Arpacı

Sonun mu başındayım,başın mı sonudur bu
Züleyha hasretiyle düştüğüm kuyudur bu
Yâ Rab,merhamet eyle,kurtar beni kendimden
Ya ben hazana ikram ya kasım lütfudur bu...!


bir kasım,ikibinsekiz,beylerderesi.
..

Devamını Oku
İkram Gökhan Akcebe

Ah be Kasım!
Ne de sıcaksın.
Kış öncesi,
Yalancı baharsın.

Ah be Kasım!
Senden sonraki,
..

Devamını Oku
Kenan Kerim Yavuz

Çocuklar özledi seni ''deli''ler gibi
Yatıyor ANIT ta ZÜBEYDEnin yiğidi
Gönül bahçemizin Yaren gülüydü
Ayırdı ecel bizi bir 10 Kasım günüydü...

Gençlik popta,cazda; okul bahane
Medya; fuhuş,ahlaksızda şahane
..

Devamını Oku
Ozan Şahini

Ey Yüce Ulus'um düşme gaflete!
Yas günü değildir On Kasım bize!
Acizlik yakışmaz, şanlı millete,
Yas günü değildir On Kasım bize!

Koruyun devrimi, konan ilkeyi
Esaret altına vermen ülkeyi.
..

Devamını Oku
Sevilay Çelik

Senden sonra kasımlardan hep nefret ettim,
Silmek istedim tarihten,
O ayın gelmesini hiç istemedim.
Kasım ayında doğmuştum,
O ayda seni kaybettim.
Felaketim oldu,acılar çekmeme sebep oldu,
Kasım ayları.
..

Devamını Oku
Hakan Özüçelenk

Geldi yine sonbahar kasım.
Bitmez içimde sonsuz yasım.
Genç yaşta yandı başım.
Her kasımda seni anarım.

Bin dokuz yüz yetmiş beş kasım.
Sonbahar yağmuru gibi göz yaşım.
..

Devamını Oku