Kasım Aşk 8 Şiiri - Aşk Aşkın Şehri Ordu

Aşk Aşkın Şehri Ordu
7567

ŞİİR


71

TAKİPÇİ

Kasım Aşk 8

Seni seviyorum, sevgilim.
Çünkü seninle hayat,
yalnızca yaşanacak bir süre olmaktan çıkıyor;
üzerinde düşünülecek,
sorumluluğu üstlenilecek
ve her şeye rağmen birlikte savunulacak
bir anlam hâline geliyor.
Ve belki aşkın en derin hakikati şudur:
İnsan, sevdiği kişide kendisini bulduğu için değil; onun kendisinden ayrı, özgür ve eşsiz bir varlık olduğunu bildiği hâlde, aynı dünyayı onunla kurmayı istediği için sever.
Aşk

Eğer bir gün bana sorarlarsa
insanın bu dünyadaki en anlamlı tecrübesi nedir diye,
sana rastlamış olmayı değil yalnızca,
sana rastladıktan sonra
insan olmanın ne demek olduğunu
daha dikkatli düşünmeye başlamamı anlatacağım.
Aşk

Hakiki sevgi,
geleceği kesinleştiren bir kehanet değil;
belirsizliğe rağmen geleceği birlikte kurma
cesaretidir.
Aşk

Ben seninle sonsuzluğu
ömür boyu sürecek bir zaman olarak değil,
her yeni günde yeniden doğrulanması gereken
bir bağlılığın derinliği olarak düşünüyorum.
Aşk

Belki aşkın kalıcılığı,
zamanı durdurmakta değil,
değişen zamanın içinde
birbirimize yeniden anlam verebilmekte saklıdır.
Aşk

Biliyorum, hiçbir an
bir daha aynı biçimde yaşanmayacak;
hiçbir söz, söylendiği zamanki anlamıyla
sonsuza kadar korunmayacak.
Aşk

Ve zaman…
Bizi değiştiren,
hatıralarımızı yeniden yorumlayan,
bugünün kesinliklerini yarının sorularına dönüştüren
o sessiz filozof.
Aşk
Aşkın Metafiziği
Varlığın, kendisini bir başkasının özgürlüğünde yeniden düşünmesi üzerine

Seni sevmek, sevgilim, bir duygunun sınırları içinde kalmak değil; varlığın kendi üzerine eğildiği yerde başka bir varoluşun hakikatine rastlamaktır.

Çünkü insan, kendisini bildiğini sanırken kendi bilinmezliğinin içinde yaşar; ta ki bir başkasının bakışı, bildiği bütün doğruları yeniden düşünmeye zorlayana kadar.

Sen benim için bir cevap değilsin, cevapların yetersizliğini öğreten sorusun; dünyayı açıklamak için kurduğum düşüncelerin insan kalbinin karşısında neden eksik kaldığını gösteren bir ihtimal.

Seni sevmekle anladım: Akıl, varlığın düzenini kavrayabilir, zamanı ölçebilir, nedenleri sonuçlara bağlayabilir; fakat bir insanın neden bütün ihtimaller arasından başka bir insanı seçtiğini tek başına açıklayamaz.

Belki aşk, mantığın sona erdiği yerde başlayan bir körlük değil, mantığın kendi sınırlarını fark ettiği daha yüksek bir bilinç hâlidir.

Sana sahip olmak istemiyorum; çünkü sahiplik, insanı bir nesneye indirger. Oysa sen, açıklanacak bir olgu değil, kendi hakikatini kuran özgür bir varlıksın.

Benim sevgim, seni kendime benzettiği ölçüde değil, benden farklı kalabilmene izin verdiği ölçüde kendi ahlaki değerini buluyor.

Zira iki insanın birliği, iki ayrı varlığın tek bir iradede erimesi değil; farklılıklarını koruyarak ortak bir hayatın imkânını yaratmasıdır.

Seninle aynı fikirde olmadığımda da sana duyduğum sevginin eksilmemesi, benim için bir duygudan daha fazlası: İnsanın, kendi düşüncesini başkasının varlığından üstün tutmama sınavı.

Ve zaman…

Bizi değiştiren, hatıralarımızı yeniden yorumlayan, bugünün kesinliklerini yarının sorularına dönüştüren o sessiz filozof.

Biliyorum, hiçbir an bir daha aynı biçimde yaşanmayacak; hiçbir söz, söylendiği zamanki anlamıyla sonsuza kadar korunmayacak.

Ama belki aşkın kalıcılığı, zamanı durdurmakta değil, değişen zamanın içinde birbirimize yeniden anlam verebilmekte saklıdır.

Ben seninle sonsuzluğu ömür boyu sürecek bir zaman olarak değil, her yeni günde yeniden doğrulanması gereken bir bağlılığın derinliği olarak düşünüyorum.

Çünkü hakiki sevgi, geleceği kesinleştiren bir kehanet değil; belirsizliğe rağmen geleceği birlikte kurma cesaretidir.

Ve eğer bir gün bana sorarlarsa insanın bu dünyadaki en anlamlı tecrübesi nedir diye, sana rastlamış olmayı değil yalnızca, sana rastladıktan sonra insan olmanın ne demek olduğunu daha dikkatli düşünmeye başlamamı anlatacağım.

Seni seviyorum, sevgilim.

Çünkü seninle hayat, yalnızca yaşanacak bir süre olmaktan çıkıyor; üzerinde düşünülecek, sorumluluğu üstlenilecek ve her şeye rağmen birlikte savunulacak bir anlam hâline geliyor.

Ve belki aşkın en derin hakikati şudur:

İnsan, sevdiği kişide kendisini bulduğu için değil; onun kendisinden ayrı, özgür ve eşsiz bir varlık olduğunu bildiği hâlde, aynı dünyayı onunla kurmayı istediği için sever.
Aşk

Benim sevgim, seni kendime benzettiği ölçüde değil,
benden farklı kalabilmene izin verdiği ölçüde
kendi ahlaki değerini buluyor.
Aşk

Sana sahip olmak istemiyorum;
çünkü sahiplik, insanı bir nesneye indirger.
Oysa sen, açıklanacak bir olgu değil,
kendi hakikatini kuran özgür bir varlıksın.
Aşk

Aşk,
mantığın sona erdiği yerde başlayan bir körlük değil,
mantığın kendi sınırlarını fark ettiği
daha yüksek bir bilinç hâlidir.
Aşk

Seni sevmekle anladım:
Akıl, varlığın düzenini kavrayabilir,
zamanı ölçebilir,
nedenleri sonuçlara bağlayabilir;
fakat bir insanın neden
bütün ihtimaller arasından
başka bir insanı seçtiğini
tek başına açıklayamaz.
Aşk

Sen benim için bir cevap değilsin,
cevapların yetersizliğini öğreten sorusun;
dünyayı açıklamak için kurduğum düşüncelerin
insan kalbinin karşısında
neden eksik kaldığını gösteren bir ihtimal.
Aşk

İnsan, kendisini bildiğini sanırken
kendi bilinmezliğinin içinde yaşar;
ta ki bir başkasının bakışı,
bildiği bütün doğruları
yeniden düşünmeye zorlayana kadar.
Aşk

Seni sevmek, sevgilim,
bir duygunun sınırları içinde kalmak değil;
varlığın kendi üzerine eğildiği yerde
başka bir varoluşun hakikatine rastlamaktır.
Aşk

Seni seviyorum, sevgilim.
Seni, evrenin bütün sırlarını seninle çözebileceğime inandığım için değil;
çözülemeyen nice sorunun ortasında
birlikte düşünmenin, birlikte yaşamanın
ve birbirimizin özgürlüğüne saygıyla bağlı kalmanın
başlı başına değerli olduğuna inandığım için…
Aşk

Aşk, bir başkasını kendine ait kılmak değil, onun varlığını kendi varlığın kadar dokunulmaz kabul edebilmektir.
Aşk

Hiçbir kalp, başka bir kalbin özgürlüğünü ihlal ederek kazanılamaz; çünkü iradenin boyun eğdirdiği yerde bedenler yakınlaşsa bile özler barışamaz.
Aşk

“İnsanın içinde bitmeyen bir isteme, dünyanın içinde bitmeyen bir çatışma vardır; biri sahip olamadığına saldırır, diğeri sahip olduğunu kaybetmekten korkar. Aşkın gerçek sınavı, bu iki korkuyu da aşabilmektir. Zira bir insanı sevmek, onun üzerinde hüküm kurma imkânına sahipken bundan ahlaken vazgeçebilmektir.”
Aşk

Aşk Aşkın Şehri Ordu
Kayıt Tarihi : 18.10.2026 09:54:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!