Kasım Aşk 2 Şiiri - Aşk Aşkın Şehri Ordu

Aşk Aşkın Şehri Ordu
7559

ŞİİR


71

TAKİPÇİ

Kasım Aşk 2

Akıl Ve Kalp
Akıl bana nedenleri öğretti,
kalbim o nedenlerin içinde
seninle karşılaşmayı…
Duygularımın kölesi olduğumda
seni kaybetmekten korktum;
duygularımı anlamaya başladığımda
seni sevmemin anlamını keşfettim.
Çünkü korku,
sevginin derinliğini kanıtlamaz;
çoğu zaman insanın kendi içindeki
çözümlenmemiş bağımlılığı gösterir.
Oysa gerçek sevgi,
başkasının varlığıyla büyüyen
ama onsuz kaldığında
kendi varlığını inkâr etmeyen
bir bilinç hâlidir.
Sana ihtiyacım olduğunu söyleyebilirim;
ama seni bir ihtiyaçtan ibaret sayamam.
Çünkü sen,
benim mutluluğumun aracı değil,
kendi başına bir varoluşsun.
Ve seni gerçekten sevmek,
bu hakikati her gün yeniden
kabul edebilmektir.
Aşk

Sonsuzluğa Açılan Kapı
Seninle bir gün konuşurken
bütün evreni anlamış olmadım.
Ama evrenin içinde
anlamın nasıl doğduğunu gördüm:
Bir bilinç başka bir bilince yönelir,
iki ayrı hayat birbirini tanır
ve varoluş, kendi üzerine düşünmeye başlar.
İşte orada aşk,
yalnızca iki insanın duygusu olmaktan çıkar;
insanın kendisini, başkasını
ve dünyayı anlama kudretine dönüşür.
Ben sana sonsuzluk vaat etmiyorum.
Sana, sonlu olduğumuzu bilerek
derinliği seçmeyi vaat ediyorum.
Çünkü zaman bizi sınırlayabilir,
koşullar yollarımızı değiştirebilir;
fakat anladığımız, özgürleştirdiğimiz
ve bilinçle seçtiğimiz sevginin değeri
yalnızca süresiyle ölçülemez.
Aşk

Son Önerme
Ne sen benim tamamlanmamış yarımsın
ne de ben senin eksik parçan.
Biz, kendi varlığımızla bütün,
birbirimizle daha zengin olabiliriz.
Ve eğer aşkın bir etiği varsa,
onun ilk ilkesi şudur:
Sevgi, bir insanı kendine bağımlı kılma gücü değil;
onun var olma kudretini artırma sorumluluğudur.
Çünkü ben seni,
bana ait olduğun için değil,
kendin olduğun hâlde
birlikte olmayı seçebildiğimiz için seviyorum.
Ve belki aşkın en yüksek bilgisi şudur:
İki insan birbirinde kaybolmadan
birbirinin varoluşunu çoğaltabiliyorsa,
sevgi artık yalnızca hissedilen bir duygu değil,
yaşanan bir hakikattir.
Aşk

Sevgi, bir insanı kendine bağımlı kılma gücü değil;
onun var olma kudretini artırma sorumluluğudur.
Aşk

İki insan birbirinde kaybolmadan
birbirinin varoluşunu çoğaltabiliyorsa,
sevgi artık yalnızca hissedilen bir duygu değil,
yaşanan bir hakikattir.
Aşk

Ben, senin özgürlüğünün
benim sevgimi eksiltmediği,
benim varlığımın da
senin özgürlüğünü daraltmadığı
o yüksek dengeyi istiyorum.
Aşk

Kehanet
Bir gece üç sessizlik geçti önümden,
biri geçmişim, biri yarınım, biri sen.
İlk ikisi kaderimi fısıldadı;
üçüncüsü, bütün kaderimi değiştirdi.
Dediler ki:
Bir gün dünya önünde eğilecek,
adın kudretle anılacak,
iraden demiri bile dize getirecek.
Oysa ben,
bir çift gözün karşısında
bütün zaferlerini unutmuş bir benim.
Çünkü insan nice şehirler fethedebilir,
nice düşünceleri susturabilir;
ama sevdiğinin kalbinde
zorla bir taht kuramaz.
Aşk

I. — Kehanet
Bir gece üç sessizlik geçti önümden, biri geçmişim, biri yarınım, biri sen. İlk ikisi kaderimi fısıldadı; üçüncüsü, bütün kaderimi değiştirdi.

Dediler ki: Bir gün dünya önünde eğilecek, adın kudretle anılacak, iraden demiri bile dize getirecek.

Oysa ben, bir çift gözün karşısında bütün zaferlerini unutmuş bir hükümdardım.

Çünkü insan nice ülkeyi fethedebilir, nice düşmanı susturabilir; ama sevdiğinin kalbinde zorla bir taht kuramaz.

II. — Kraliçem
Gel, gecenin en koyu perdesini indirelim; ay, sırlarımızı başkasına anlatmasın.

Sana bir taç sunmayacağım, çünkü altın, başı süsler; oysa ben senin düşüncelerinde bir ömür hüküm sürmek isterdim.

Fakat dur!

Bir kalbi hükmüm altına almakla bir kalbin gönüllü hükümdarı olmak aynı şey değildir.

Öyleyse tacımı bırakıyorum, kılıcımı taşın üzerine koyuyorum.

Beni seçersen, zaferim sen olacaksın; seçmezsen, seni özgür bıraktığım için kendime yenilmiş sayılmayacağım.

Çünkü aşkın şerefi, sahip olduklarının çokluğunda değil, sahip olabileceğin bir şeyi incitmeden bırakabilmektedir.

III. — Kanlı Gece
Vicdanım geceleri adını sayıklıyor; her yıldız, işlediğim bir hatayı hatırlatıyor.

Sana kavuşmak uğruna dünyanın bütün kapılarını kırabilirdim; ama hangi kapıdan geçseydim karşıma kendim çıkacaktım.

İnsan, sevgisini gerekçe göstererek her kötülüğü bağışlayabilir kendine. Bir ihanetin üstüne tutku, bir zulmün üstüne kader yazabilir.

Ne var ki hiçbir büyük aşk kötülüğü erdeme dönüştürmez.

Ben seni karanlığın bahanesi değil, karanlığı tanımamı sağlayan ışık olarak sevmek istiyorum.

Ve eğer ellerim sana uzanırken başka bir kalbi yaralayacaksa, o elleri geri çekmek de aşkımın bir parçası olacaktır.

IV. — Son Perde
Gel artık, sevgilim; ne kehanetlere inanalım ne de geleceğin önünde diz çökelim.

Zaman, tahtları devirecek; güzellik değişecek, zaferler unutulacak, bütün alkışlar uzaklaşacak.

Bir gün adımızı kimse anmayacak belki.

Ama o gün, birbirimizin yanında korkmadan kendimiz olabiliyorsak, dünyanın bütün tarihçileri susmuş olsa da bizim hikâyemiz tamamlanmış olacaktır.

Çünkü ben bir krallık istemiyorum senden; birlikte yaşanmış, vicdanla korunmuş, özgür iradeyle seçilmiş bir ömür istiyorum.

Ve son sözüm, bütün trajedilerin sustuğu yerde perdeye yazılsın:

Bir hükümdarın en büyük zaferi dünyayı yönetmek, bir âşığın en büyük zaferi bir kalbi kazanmak değildir.

Asıl zafer, insanın sevdiği uğruna kendi karanlığına dönüşmemesi ve sevildiğinde, karşısındakinin özgürlüğünü kendi mutluluğundan üstün tutabilmesidir.

Ey sevgilim, eğer bu dünyanın sonunda bana tek bir unvan kalacaksa, ne kral olayım ne fatih…

Senin yanında, sevmeyi güce tercih etmiş bir insan olarak kalayım.
Aşk
Ne var ki hiçbir büyük aşk
kötülüğü erdeme dönüştürmez.
Aşk

Gel, gecenin en koyu perdesini indirelim;
ay, sırlarımızı başkasına anlatmasın.
Aşk

Seni sevmemin bir nedeni var mıydı,
yoksa neden dediğim şey
henüz anlayamadığım bir evren miydi?
Belki bir bakışın değildi beni değiştiren,
belki o bakışın içimde açığa çıkardığı
ve yıllardır adını bilmediğim kudretti.
Aşk
I. — Neden Sen?
Seni sevmemin bir nedeni var mıydı, yoksa neden dediğim şey henüz anlayamadığım bir evren miydi?

Belki bir bakışın değildi beni değiştiren, belki o bakışın içimde açığa çıkardığı ve yıllardır adını bilmediğim kudretti.

Çünkü hiçbir karşılaşma yalnızca iki bedenin aynı yerde bulunması değildir; bazen iki hayat birbirine dokunur ve insan, kendi varlığının daha önce bilmediği bir imkânını keşfeder.

Sen geldin.

Evren yörüngesini değiştirmedi, zaman kendi yasalarına bağlı kaldı; ama ben, aynı dünyaya başka bir bilinçle bakmaya başladım.

Şimdi anlıyorum: Seni tanımak, seni açıklamak değildi; seninle birlikte, kendimde henüz bilmediğim şeyleri anlamaya başlamaktı.
II. — Arzunun Bilgisi
Seni istedim.

Önce bu isteği aşk sandım; sanki içimdeki her eksiklik senin varlığınla tamamlanabilirmiş gibi.

Oysa arzu, bazen kendi nedenlerini bilmeyen bir insanın kendine anlattığı hikâyedir.

Seni kaybetmekten korktuğumda sana değil, sana bağladığım geleceğe tutunduğumu gördüm.

Ve kendime sordum:

Bir insanı sevmek, onun varlığına ihtiyaç duymak mıdır, yoksa onun varlığını kendi iradesinin dışında da gerçek kabul edebilmek mi?

O gün sevgim değişti.

Artık seni kendimdeki boşluğu doldurmak için değil, kendi varlığınla dünyayı zenginleştirdiğin için sevmek istiyordum.

Çünkü sen benim eksiğim değildin; benimle karşılaşmış, kendi bütünlüğüne sahip başka bir sonsuzluk imkânıydın.
III. — Özgürlüğün Geometrisi
Sana hükmedebilseydim, belki davranışlarını belirleyebilirdim; ama bana duyduğun sevgiyi bir emirle yaratamazdım.

Bir kalbin kapısını zorlayabilirsin, fakat o kapının ardındaki iradeyi kendine ait kılamazsın.

İşte özgürlük, tam da burada başlıyordu:

Seni seçebilmek, ama senin seçimini yönetmeye kalkmamak.

Sana yakın olmak, ama yakınlığımızı bir mülkiyet ilişkisine dönüştürmemek.

Birlikte büyümek, ama büyümek adına birbirimizi başka insanlara dönüştürmemek.

Şimdi biliyorum sevgilim, aşkın en ince geometrisi iki insanın birbirine yaklaşırken kendi varlık alanlarını koruyabilmesidir.

Çünkü gerçek yakınlık, iki insan arasındaki mesafeyi yok etmek değil, o mesafede özgürce buluşabilmektir.
IV. — Akıl, Kalp ve Sonsuzluk
Akıl bana nedenleri öğretti; kalbim, o nedenleri anlamak için bazen ne kadar uzun bir yol yürümem gerektiğini.

Kıskançlığımı sevginin derinliği, korkumu bağlılığın kanıtı, vazgeçemeyişimi sadakatin kendisi sandığım oldu.

Sonra anladım: Her güçlü duygu hakikat değildir; her sarsıntı derinlik, her bağımlılık bağlılık anlamına gelmez.

İnsan, duygularının nedenlerini kavradıkça onların tutsağı olmaktan uzaklaşır.

Ben de seni daha bilinçli sevmeyi öğrendim: Korkularımı sana yüklemeden, beklentilerimi kaderinmiş gibi sunmadan, sana duyduğum arzuyu senin özgürlüğünün önüne koymadan…

Ve aşk, böylece yalnızca içimde olup biten bir şey olmaktan çıktı; nasıl bir insan olmayı seçtiğimi belirleyen bir bilince dönüştü.
V. — Son Önerme
Bir gün zaman bizi değiştirecek; bedenlerimiz, düşüncelerimiz, dünyaya bakışımız dönüşecek.

Belki bugün kesin bildiğimiz şeyleri yarın yeniden düşüneceğiz.

Ama ben aşkı, değişmeyeceğimize dair bir sözde değil, değişirken birbirimizi anlamaya devam edebilme ihtimalinde arıyorum.

Sana sonsuzluk vaat etmiyorum; sonlu olduğumuzu bilerek anlamlı bir hayat kurmayı istiyorum.

Çünkü sonsuzluk, her şeyin sonsuza dek sürmesi değil, bir anın içinde kavranan hakikatin insanın düşüncesini aşmasıdır.

Seninle bir ömür geçirmek isteyebilirim; ama seni sevmenin değerini yalnızca bu ömrün uzunluğuna bağlayamam.

Benim için aşk, bir kalbi kendime ait kılmak değil, iki ayrı varlığın birbirinin yaşama kudretini artırmasıdır.

Ve şimdi, bütün düşüncelerimin vardığı yerde, sana şunu söylüyorum:

Seni sevmek, seni kendime benzetmek değil; senin varlığını daha derinden kavradıkça kendi varlığımı da daha özgür yaşamaktır.

Çünkü aşkın en yüksek biçimi, iki insanın birbirinde kaybolması değil, birbirini tanıyarak daha çok kendisi olabilmesidir.

Ve belki insan, sevginin hakikatine tam da o zaman yaklaşır: Bir başkasını sevmekle dünyanın kendisi için var olmadığını, ama dünyanın içinde sevginin ne kadar büyük bir anlam yaratabileceğini anladığında.
Aşk

Aşk Aşkın Şehri Ordu
Kayıt Tarihi : 16.10.2026 07:53:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!