Kan Kalesi Şiiri - İsmet Özel

İsmet Özel
66

ŞİİR


349

TAKİPÇİ

Kan Kalesi

Elbet bir hinlik vardır seni sevişimde
ey kanıma çakıllar karıştıran isyan

saçlarıma bin küsür yalnızlığı takıp girdiğim şehre
insan varlığımızdan tuhaf tohumlar bıraksam
günü geçmiş bir gazete, toprak bir çanak
bir daha gelmem belki diye bir not bakır maşrapanın yanında
şeytanlar da yürür benimle herhal ıslık çaldığım için
bir şahan tüylerini döker ardımsıra
artık bırakılmaktan yapılma bir adam sayılırım
böğrümde kambur çocuklardan bir payanda.

Gizemli bir dehliz gibi şehri dolaşıyorum
sıkıca tutuyorum kendimi şehre karışmaktan alıkoymaya
her yerimde urlar çıkıyor, biraz kürt, biraz köylü, biraz makina
kangren oluyorum bahar geldiği için
urlarımı kesiyorum kör bir usturayla
ama kopmuyor onlar ve bana şehri dolaştırıyor
bırakabileceğim her şeyi bıraktırıyor bana
kızlardan geçilmiyor köprüler, ayak bileklerime dek
yükseliyor kız tortuları
tülbentlerden kanı süzülürken körpe yavruların
bir bazı şeyler bulmalı yüzümüze tebelleş olan bu korkuya
-Avluya çık
-Avluya kara bir şey bırakılmış
(bir bomba)

Kulaklarımız alışmıştı tıpırtısına yağmurun
şehre sıkıntının rahatlığı basmadan giriyorduk
filimler üç günde bir değişiyordu
bense ikircikliydim ama korkmuyordum
polis olan babamla tatil arasında uçuşup duruyordum durmadan
urlarım yoktu, suçum yoktu,
ve beyaz kuşlar kalkardı anamın hırkasından
şehre karışmayan bir dehliz değildim
sevinçle kovalıyordum kendimi
bunları ansımak başımı döndürüyor bazan
elbet bir hinlik vardır seni sevişimde
ey kanıma çakıllar karıştıran isyan.

Azan bir hevestir artık tanyeri
söküp gövdesinde bir cehennem parçalamak ister insan
şehrin defterini dürüp uzanmak ister yanına
üstümüzü kuş sesinden bir lekeyle örtmeli
umudumuzu kapmaya gelen makinaları
bütün çirkefini şehrin çarpıtıp aşkımıza
solumak gece
terlemek gece
gece çarşaflara…

Açıklanacak, belletilecek olan belki
milât öncesi ve sonrası lâkırdıları
karışık banka hesapları, navlun
yani öylesine açık değil pek
hatta
-şehir mi, değil mi burası-
kötürüm bir kurt çantamı karıştırıyor
neden karıştırıyor, ne hakla
direnmeler, erzurumlar, kalfalar
gecenin ipini koparan gece safaları
-Var mısın yok yere ağlamaya… Ki bir sis
yanık bırakılmış bir fısıltı
şehri sarıyor, bir dehliz olan bana ulaşamıyor ama
herkesin içinde iğdiş bir bahar
bacakları eriyor memurların, evkızlarının
ve saat 24 vardiyasının işçileri
inmiyor ocaklarına.

Yufka mıdır
yufka mıdır benim bakışım dünyaya
ki acılarıyla başlatırım insanları
derimi yalayarak geçen mevsim
beni alır şehirden yıpranmış bakışlarla
her askere gidenin, her tören yorgununun
kondurur kemerinin kaşına.
Böylece ben, o küskün, o karışmayan dehliz
koca bir tomruğu yüklenirim arkadaşlarla
koca bir tomruğu kaldırıp kaldırıp
kümbetlere, bitkinliğin bordasına…
Kanın çığırından çıktığı saattir bu
memelerini bana sıkıca bastırdığın
hercai bir yürek somurtkan kepenklerin ardında
şehri acıtan çocukluğumuza değdikçe
biz seviştikçe bizi acıtan
kukumav kuşları, mânilerle dolu bir yatak
zaç yağı şişeleri kocaman.

Sen şimdi sevincimin akranısın
ey kanıma çakıllar karıştıran isyan
doğrusu seni toprağı eller gibi sevdim
yaralarımı onduranımsın
yatağımı hiç boş bırakmayan…
Yüzümü ellerimle yine kapayayım mı?
bekçi karısının belaltını mı anlatayım insanlara
yoksa onlara bilinmez bir toprak mı adayayım
değil
partizanlığım dalaşmak istiyor anla
bu sarsak hırgürüyle dünyanın
dalaşmak dalaşmak dalaşmak
böylece aşk akranım oluyor benim
ey bayırdan ve yokuştan uzaklara
ey çırpınan bir geyiktir memelerin
karnın ısırgan otları gibi aklımda.

(1966)

İsmet Özel
Kayıt Tarihi : 20.12.2000 05:43:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Ozan Ali Aydın
    Ozan Ali Aydın

    uzadıkça sıkılırım dedim ama sıkmadı aksine içine çekti güzel bir şiir okudum

  • Azize Suat
    Azize Suat

    Azan bir hevestir artık tanyeri
    söküp gövdesinde bir cehennem parçalamak ister insan

  • Asım Yapıcı
    Asım Yapıcı

    Elbet bir hinlik vardır seni sevişimde
    ey kanıma çakıllar karıştıran isyan


    İşte bir İsmet Özel klasiği...

    Fazla söze ne hacet.

    Asım Yapıcı

  • Veysi Bozkurt
    Veysi Bozkurt

    DÜN OKUMUŞTUM ŞİİRİNİZ,TEKRAR OKUDUKÇA DAHA DA ANLAM KAZANIYOR KELİMELERDE DUYGULAR...TAZE ŞAİRLER GALİBA ŞİİRLERİNİZLE FİLİZLENECEK İSMET BEY...NE KALELER YÜKSEK SURLARIYLA KENDİNİ SAVUNMA İHTİYACI HİSETSİN NE DE YÜREKLERDEN KAN SIZSIN.SEVGİ DİYARLARINDA YAŞAMAK UMUDUYLA...TAZE BİR ŞAİRDEN GONULDOSTLUĞUNA KÖPRÜ OLMASI DİLEĞİYLE ŞİİRİM SİZE GELSİN ÜSTAD...
    SAYGILAR...



    Vuslat-2

    Gözlerinde,seninle özlediğim vuslata sarılmak
    Gözlerinde,senle gördüğüm hakikate adamak
    Gözlerinde Mevla’nın hazinelerini keşfetmek
    Kimsenin ulaşamadığı gizemli duygulara kavuşmak.
    Vuslat….
    Sendekine ve seni yoktan var edene vuslat.
    Hazinenin gerçek sahibini bulmak,
    Sen ki gözlerinle,zatının dünyadaki penceresisin.
    Hakkın hakikatını görmeyen gözlere,meşalesin.
    Sen ki nur yüzlüm,
    Cennete açılan kapıların sızdırdığı ışık,
    Müjdelere bir işaret,
    Görmeyen gözlere fer…
    Vuslat ….
    Görünmeyip de,tüm kudretiyle varlığını hissettiğimiz,
    Yüce Mevla’nın,zerre-i ummanda bir nuru zere-i.
    Ona aşık gönüllerin,bir serçenin nabzı zarafetinde,
    O güne özlemin dayanılmaz heyecanı.
    Zerre-i miskalde sana yansıyan nurun,gerçek sahibine vuslat.
    Vuslat….
    La ilahe illellahın tüm kainatta yankılandığı ana,
    Gözlerin,cemalinin fevkinden azat olduğu güne vuslat….
    Vuslat…
    Vuslat eşrefi kainata gözlerin kilitlendiği ana vuslat
    Vuslaaaaaaaat….
    Yüreklerin sevgiden yağmalandığı,
    Mekke’nin,Medine’nin ve kainatın tüm zerresinin
    Muhammed-ün Resulullah dediği ana vuslat…
    Vuslat
    Sensiz vuslatın anlamını bile yitirdiği ana vuslaaaaaaaaaaat……

    Aralık 2007 batman

    Veysi Bozkurt

  • Fatih Özkonyalı
    Fatih Özkonyalı

    özel....

  • Recep Yuşa Özkaya
    Recep Yuşa Özkaya

    Güzel bir çalışma. Ancak bana göre şiir değil de hikaye gibi duruyor. Yani ne bileyim konuşmalar falan. Yine de gerçekten güzel. Eleştirim tamamen amatörcedir. Lütfen yanlış anlaşılmasın.

  • Pınar Önalan
    Pınar Önalan

    ismet özel şiirleri

    benim için hep özel....

  • Çetin Özdemir
    Çetin Özdemir

    Şiir, bugüne kadar tam tanımı yapılamamış bir edebi türdür. Yapılan tüm tanımlar bu edebi türün bir yönünü anlatır bize. Daha yapılacak bir çok tanım vardır. Ben de derim ki 'şiir kadın gibidir, fazla soymağa gelmez.' Şair, isyan, başkaldırı... falan filan. Bunlar hep birer görüştür ve kişiyi bağlar. Ve de konunun bir yönüyle ilgilidir. Arı bal yapar, tadından habersiz. Onun tatdan bihaber olmasının balla alakası nedir ki?. Şiir bu nedenle bütün edebi türlerin zirvesidir. Sanatçının cesaret bulup deneyeceği en son türdür. Her nedense bizde şiirle başlanarak sanatçı olmaya çalışılır. Garip olan bu olsa gerek.

  • Nurcan Usta
    Nurcan Usta

    bir solukda okudum...ve şiir içimde hala akmaya devam ediyor

    kocaman şairimize kocaman sevgi ve saygılar

    nurcan usta

  • Hasan Tan
    Hasan Tan

    Sen şimdi sevincimin akranısın
    ey kanıma çakıllar karıştıran isyan
    doğrusu seni toprağı eller gibi sevdim
    yaralarımı onduranımsın
    yatağımı hiç boş bırakmayan...
    Yüzümü ellerimle yine kapayayım mı?
    bekçi karısının belaltını mı anlatayım insanlara
    yoksa onlara bilinmez bir toprak mı adayayım
    değil
    partizanlığım dalaşmak istiyor anla
    bu sarsak hırgürüyle dünyanın
    dalaşmak dalaşmak dalaşmak
    böylece aşk akranım oluyor benim
    ey bayırdan ve yokuştan uzaklara
    ey çırpınan bir geyiktir memelerin
    karnın ısırgan otları gibi aklımda.


    Oldum olası kes, yapıştır sevmem velakin; Böyle uluorta düşünmezki insan ve böyle dımdızlak sevişmezki düşlerindekilerle..

    İsmet Özel solculuk yıllarında nasıl da yazarmış böyle.. Peh peh peh.

    -Var mısın yok yere ağlamaya... Ki bir sis
    yanık bırakılmış bir fısıltı
    şehri sarıyor, bir dehliz olan bana ulaşamıyor ama
    herkesin içinde iğdiş bir bahar
    bacakları eriyor memurların, evkızlarının
    ve saat 24 vardiyasının işçileri
    inmiyor ocaklarına.
    Vay aman aman aman ben buna dayanamam. Bir sosyolog edasıyla yazmış. İsmet Özel'in ismet sıfatını taşıyan şiirlerden. Hiç günahı yok çocuğun, şairin, halkın...haa bir de bekçi karısının ayıp taraflarını anlatma isteği bile suç değil..
    Toplum mühendisliği böyle bir şeydir galiba. Yozlaşmış ve rengini yitirmiş her şey, neylersin..

TÜM YORUMLAR (21)