İstanbul Acılar Kraliçesi

Yusuf Hayaloğlu
64

ŞİİR


523

TAKİPÇİ

İstanbul Acılar Kraliçesi

İstanbul ey İstanbul ey
Ey acıların gözyaşlarının kraliçesi
İstanbul ey İstanbul ey
Ey bozgunların garip çiçeği
Bu akşam yemin ettim
Seni bir daha öpmemek için
Benki bütün duvarlarını, afişlerle donatıp
Yumruğumla kanatmıştım
Rezil bir aşktı
Bütün arkadaşları miting alanlarında
Ve mezarlıklarda bırakmıştım

İstanbul ey İstanbul ey
Acılar kraliçesi
Umudun ve direncin yorgun anası
Ve ey çıldırmak üzere olmanın çamurlu ikonası
Tırnaklarım kopuyor, Görmüyormusun
Bir benmiyim kapılarını şaşıran her yokuşun başında
Bir benmiyim ekmek arasına canına doğrayıp doğrayıp yutan
Bir kedi bile sağarken yüreğini
Telaş içerisinde yavrusuna
Ey acımasız acuze!
utan şu türbelerinden
Minarelerinden utan
İstanbul ey İstanbul ey
Acılar kraliçesi
Savaşın ve bozgunların gariban çiçeği
Ve ey teslimiyete düşmenin o hazin gerçeği
Bayraklarım kanıyor, Sormuyormusun
Kadınlarınki;
Omuzları hicran, saçları ihanet sarısı
Çocuklarınki;
Yağmur emiyor yıkılası kaldırımlarından
En ücra genlerime, alyuvarlarıma,
Kılcal damarlarıma, ruhuma kadar.Bıktım
İliklerime, gömlek ceplerime kadar sızan
Bu Allahsız yağmurundan
İstanbul ey İstanbul ey
Acılar kraliçesi
İhtişamın ve sefaletin çaresiz bacısı
Ve ey çürümenin yok olmanın amansız sancısı
Ciğerlerim çatlıyor, Duymuyormusun
Hangi pencerene çıksam
O salya sümük pezevenk suratları
Hangi caddene dökülsem
O şangur şungur düş kırıkları
Bütün bu ezginler, tükenenler, yerlere serilenler, tutunamayanlar
Sarsmıyormu seni hiç
Bunca infilak
Bunca isyan çığlıkları
İstanbul ey İstanbul ey
Acılar kraliçesi
Aldanışların ve hüznün yalancı tanrıçası
Ve ey ruhu kirlenmiş gecelerin cilveli yosması
İntihar anı geldi, beni öpmüyormusun,
Ağlamak istemiyorum, yenildim sana
Hikayenin özeti bu
Bir istimlak gibi ödedim ve çiğneyip geçtin maceramı
Şimdi ben suçlarımı didikleyen bu martı sürüsüyle
Şimdi ben hangi şehirde soğuturum zonklayıp duran bu yaramı
İstanbul ey İstanbul ey
Acılar kraliçesi
İhanetin ve ihbarların arkadan dolaşan bıçağı
Ve ey ödeşmelerin, yüzleşmelerin, erkekçe vuruşmaların kaçağı
Beni harcadın ulan!
Beni sattın
Utanmıyormusun

Yusuf Hayaloğlu
Kayıt Tarihi : 25.3.2002 11:44:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Adem özel
    Adem özel

    İSTANBUL
    Kaç aşık sokaklarında ah-landı kimbilir?
    Kaç köşebaşında berduşlar şahlandı ve
    Sen gülerek seyrettin
    İstanbul.....

    Kırdılar şişeleri, bağrında kanatırcasına
    Kan kırmızısı şarapların kızıllığında ve
    Sen umursuzca kirlendin
    İstanbul.....

    Gündüzler geceyi, geceler gündüzü kovaladı,
    Şuursuzca, sormadın yorgunluğunda ve
    Ağladı mavi gözlerin, İstinyenin koyunda
    İstanbul.....

    Ay tepende nöbetçi,yıldızlar gerdanlıktı
    Dolaşmıştı saçların, Haliç rüzgarlarında ve
    Uğraştında bir türlü çözemedin
    İstanbul.....

    Kimler sana göz koydu, abadı ezelden
    Canverdiler kapında,naralarla gelirken ve
    kestirdin kaç yiğidi surdibinde .
    İstanbul.....

    Adem ÖZEL (Sorgunlu)

    Cevap Yaz
  • Turunçgiller
    Turunçgiller

    Hiç güzel değildi

    Cevap Yaz
  • Bedri Tahir Adaklı
    Bedri Tahir Adaklı

    Güzelmiş meğer (Okudum)
    TEBRİKLER..

    Cevap Yaz
  • Beşir Çiflik
    Beşir Çiflik

    12 eylül öncesinin eylemci gençliği...ihtilal sonrası davadan kopuşve değişen istanbul da yenilgi ve kayboluş...böyle bir ortamda yaşadığı şehir ve içindeki yaşayanlarla hesaplaşma ...nsıl mı tasvir edilmiş. bence mükemmel

    Cevap Yaz
  • Ahmet Kılınç
    Ahmet Kılınç

    Bu şiir gerçekten İstanbul'u bütün çıplaklığıyla ortaya seriyor

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (10)

Yusuf Hayaloğlu