ayıp örtmek istercesine ziver.
tabansız, alayda rütbesiz yaver.
o kadar yalandan çürümüş düver.
kullardan en çok, utanmazı sever!
çiler bulut tutunca, vicdan çiler.
kandırıldığını hissetti yaşı geçmiş
yanıldığına karar verdi, isteyerek
yanıldığına hükmetti, alnı secdede
sözün kısası, kalemin kırılmasını kabul etti!
mavralar vardı meydan propagandalarında
kim bilir
kaç güneş aydınlığında kamaştı gözlerin
ve kuruttun ipek saçlarını,
kaç defa ördün..
hangi ayın yörüngesinde sürdün
kara kalemi..
palmiye gölgesinde, ki deniz kıyısına nazır
yüzüm karşıyakaya dönük masada otururken;
yanımda markası belli babasız puştun eseri
bardakların çarpmasından çıkan seslere inat
büyük, çok büyük hayallerle sevmedim seni !
özenle çıkardı sakladığı yerden ihaneti
hain kim? diye sordu! hain kim?
hızlanan kalp ritmiyle saldırdı al yuvarlar
kıyamadı damarlarının kasılmasına..
zamanı yokladı, şöyle bir takıldı geçmişe
her zamanki gibi derin derin sustu..
gökyüzünde kara bulutlar dolmuş,
kim bilir hangi gölün suyunu taşıyor?
yollar da eskisi gibi değil, yıllar gibi!
otobüs camından tarlaları seyrediyorum.
bazılarında tahıl, bazılarında meyve ağaçları
ama benim yüreğim yine de çorak!
sevginle, aşkınla, mutluluğunla uğraşırken
unutmuşum kim olduğumu.
sevgilim !
namus, şeref, vatan uğrundayım.
günün ışığında, gecenin karanlığında
eğer sürüde yoz koyun melerse,
otu samanı kesin, yemi kesin.
ak süte leke, toz, pislik düşerse,
cümle ağılı kesin, yünü kesin !
mal ambarda süne sarıp çürürse,
..... ki ilk gördüğümde
köpük köpük dalga izleri,
kocaman kayalara çarptı.
ardı sıra dağlar misali
kimi biraz yüksek, kimi alçak !
yuh çekesim geldi birden,
bilmezmiyim? kar yağarken de sevmeyi,
ellerim titrerken, kalbimin ısındığını
söylemezmiyim? kandığımı, içimin yandığını..
heyecanla tutulmuş yüreğim ağzımda
soğuk havayla birlikte soluyorum, seni!
sımsıcak akıyor kanım, dünyam bembeyaz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!