of, serinliğini özümden bile sakladığım of...
adak verdim ahdime, vefasız kaldım kurudum
köküne çöktüm söğüdün, pınarlarda soğudum
zehir topladım bağında, sarardım boğuldum
koynunda yerim olmadı dünyada, bil ki dolmadı yerin!
yanık kokulu fırtınanın şafaklarında,
yanık tenim gurbette, gurbet hapiste..
zamansız gecelerin sürgün dumanlarında,
uçuyor sancılarım üfül üfül..
ayazda çığıran çocuk sesleri,
avazda çağlayan dereler, ıhlamur kokusu..
güzel başlayan sabahın ötesinde,
hemen berisinde, gecesinden acıdı !
yığın yığın korkuların gölgesinde,
yürekten acımıştı, titreye titreye...
yıllardan doksaniki,
herşey yalandı
gün ağarıncaya kadar;
ta ki uzun bacaklı kuşların,
akar suda soysuzca avlanmasına kadar sürecek kocaman bir yalan..
dedi oyun kuran!
sen, saraydan bakarken.
sümbül sensiz kokarken.
sümbülü de sevdim ben !
gülmedim, gülemedim.
sen, kocaman sevdayken.
rüya değil, yaş değil.
gelir hele yirmibir.
nisan biter, yaz değil.
tez geçer, mayıs gelir.
kur değil, para değil.
sorumsuz
ve başıboş davranışlar değildir
____________________özgürlük!
bağımsız bir insan olacağım diye
hatalarıma göz yumamam
meydanlarda
sırtını dönmüş namertten çekinme,
korkma!
ver elini, tut elimi senin kadar güçlüyüm, güçlüyüz biz..
en az senin kadar er!
senin kadar vatan sevdalısı..
doruklarda akan, nehir misali,
yarlardan sökülüp, aygır geliyor.
damarlarda coşan, kanlar misali,
sulardan dökülüp, yılkı geliyor.
ormanlardan koşarak, gelen benim.
derken başı öne eğildi kederli, kederli..
bir müddet çevreyi kolaçan ettikten sonra
ilk gördüğü taşın üzerine oturdu söylenerek..
soğuk havanın yüzüne üşüşmesine kızdı!
titrek elleriyle saçını iki yana çekiştirdi cansız
cidden bıkkın bir hırsla koparıp atmak,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!