sandım ezelin ebede borcudur.
borcu olmasa da taşın harcıdır.
ebed ne, zaman banisi hancıdır.
çay ve dostun hatırası yolcudur.
bir yudum sen çek, bir yudum da hancı.
paylaşamam, sakladığım gencecik harfleri
ne emekler çektim biraraya getirmek için!
çiftçi tarlaları sürer, tohumları atar ve sular
yeri gelir yağmura, kara, çamura mağlup olur.
günün birinde omzuyla vurur tırpanı mahsûle
serander dolup taşar şükürle, helâl bereketle
kıymetli zamanlarımız da oldu değeri ölçülmez
uzun günler yaşamıştık saymadığımız ne geceler
birlikte üzüldük, cefası varsa da umursanmaz
yollarımız kavuştu ya, taşkınlığımızı da görsün caddeler
sanmadıklarımıza yenildik, boynumuz pek de eğilmez
dalından asmıştık umudu, bilemeyiz kaç, kaç kereler
leylek gagasında uzaklardan taşındı.
ay ışığında nurtopu gibi bir evlat !
sanmıştık ki ömrümüze ömür katıldı.
boynumuza ip ne hacet, cellat bu cellat!
şarkılar söyledik, geldi beyliğin hanı.
zor haber beklercesine, bir azap.
tepeden tırnağa, kokuşmuş mirap.
kanında kaynıyor, bir kadeh şarap.
yardan da serden de, geçen geçene !
sorgusuz hesapsız, veledi zina.
güven vermiyorsa adalet,
var sen de dile Rabbimizden,
merhamet üzerine rahmet!
dava da yalan dolmuş,
dava, dava diyenler de.
kime gitsin hak sahibi
gideceğiz elbet, çağrıldığımız her yere
konuşmalarımız olacak, kucaklaşmalarımız
dostluğumuz kemik gibi hiç kopmayacak..
çekirdek çitlerken, sigara dumanıyla karışan
çay kokuları yanaşacak sohbetimize..
seveceğiz birbirimizi, çok özleyeceğiz,
sürüsüyle çullandı başıma
leş kargaları
bir an sendeleyip de yere düşmeme aldanarak
bir an
boş bulunmama
___________kanarak...
içine zehir damlatılmış,
bir bardak su içtim ben..
yılan zehiri !
tövbesiz, besmelesiz çocuk sahibi oldum..
kısık gözlerimi aralayıp çevreme baktığımda
dağılmaya yüz tutmuş sisler içinde kaldım..
köşeye kurulmuş, kaktüs çiçeği.
rengi bir başka hoş, dalı bir başka!
çölün sıcağında, serap şerbeti.
tadı bir başka hoş, hali bir başka!
dokunsan can yakar, canan ağlatır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!