terim damlıyor kaldırımlara
dipdiri bir mevsim
yalnızlığımda karıncalanırken
polen tozu gülümser yüzüyle
yeni hayatlar peşinde...
gece süzgün
geçkin sevdalar deminde
ağlıyor içimiz...
bizden geriye
sıtmalı sevdalar kalır
tarih eskidi gözlerimizde
bana bakışında donakalınca yeryüzü
ve o bana dedi ki:
'sevdim benim için uykularından kaçmanı
kuşlarım üşüyor anlıyor musun
kuşlarım sabahın bittiği yerde
anlamlarını gizliyorsun öyle uçucu
bir bulutum oluyorsun bir aşılmaz duvar aramızda
beyaz yalanlar ister gönül kankardeş acılarımıza
parçalanmış kişilikler gibi binyıllık aldatmaca
sızılı bir sürecin sonuydu kanıksamak
sokakların kendi işinde gücünde olduğunu
aramak hayatın gözleriydi
şimdi bütün gelincikler kör
baharı sesinden tanısam
seni tanıyamam...
bulutlar gri ve sütlü
özlem akşamüstlerinde
gökyüzünde
koleksiyon yapıyorum
bahanelerime...
gizli bir hazineydin
çuvallarında kağıtçı çocukların
sokak çocukları
mahalle çocukları
çocukluğun tüm şekliyle sen
onlar çamurla yoğururken güzelliğini
bu sonuncu üşümekti
yaz aydınlıklarından uzak
yaprak merhametlerinde ikircikli
uykuya tutsak ikindi beklemesizliğiyle
çekilmez acılı bir tütsüydü
rahiyasında soluğunun
dağınıktı tutarlılığım bile
sahil kasabası huylu bir aşksılıktı
akşamları dost lodoslarla komşu
ben seni hep dokunmadan kaybettim
şiirlerimde bile uzaklığınla benimdin
betimleyemeden sesinin vücudunla uyumunu
herşey çocukluğumuzdaki gibi olmalı
ilkyazlarda aşk masalları pespembe
çantamızda her ana uygun bir şiir hatta ezberimizde
hiç değilse yorumlamak bir bulutu
bir kasıt aramalı en azından bir kuşun uçuşunda
ayaklandırmalı iç sesimizi varolma kaygısı




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.