sarı günler ertesi azalır
içine leylak gömülü ömür....
içimde parçalanan şiiri bi gözden geçir
bu dünya keşmekeş
öylesine sıradan bir gün
yalanların çocuğu olamadım kendimi kandırdığım çok oldu ancak.ama sadece kendimi.yalnızlık belki kandırmaktır kendini.oyunların adamı ben değilim. sensiz bu şehrin masumane sokaklarında at koşturduğum ve köhnemiş burjuva neonlarında sensizliğin anlamı üzerine düşündüğüm çok oldu.inan sabahlarına uyanamadığımız yalancı hayatların çıkışı yok sığırcık kuşum.
yalanlar yaralı o kuşun kanatlarındaki titrek örselenmişliktir bana inan.ne mutlu yalnızlığımıza.biz günün adamı değiliz.olamayız.sonumuz madaralık olsa olsa.
zamanı bırakalım zamanı düşünmek yakışmıyor bize.zamansızlık bizi bizle tutuşturan.zaman kopuş biteviye.zaman yalanların zorlaması benliğimizi. tepkilerimiz,gülüşlerimiz,düşlerimizin gözlerimizde alevlenmesi,soluğumuzun hiç değişmez kokusu,yaşamamız evreni düşüncelerimizde ve yüreğimizde zaman.
zamanı birlikte aşabilir,yener,anlamını yokedebiliriz ancak.bu senin anlık düşlerinde benim olduğumu bilmene bağlı.
aşk çocukken mahallenin kızlarının ismini duvarlara çişimle yazmama benzemiyor ki hiç.
mahalle aşkımın küloduna bakıp rüyalara dalmam hiç olmuyor.onlar çocukluğumuzun zamanı aşmaları olur olsa olsa.
azımsama geniş ferah neonlarını
akşamın döllenme saati geldiyse
ışıksız düşlerimle
ömrümü gölgelediğine say
yırtarak sayfalarını
benimle sandığının
Çocukla çocuk
güneş...üsküdar
kızımla beraberiz
vapurlar bizim...
yanık kokularıyla bitti pazar
kuşçular son demlerinde
işportada gelecek dalgınlığı
sessizlik istedim biraz
gökyüzü bile sıkıcıydı
ağaçlara sığındım
istanbul da düştü içime telaşın
martılara yalan söyledim senin için
boğaz yeni uyanmıştı
ben istanbul ayazında
çamlıca gölgeliklerinde yeşil elbisenle seni aradım
asfalt yollarına düşürdüğüm gözyaşlarımdaki ılık manaydın hala
kırıklık ama nerde... herşey böyle kıvrak acılı
bana hazırlan geçiyor göğün maviye yakın griliği
ama yine de sen bilirsin mahallelerde çocuklarlayım
attım üzerimden herşeyi seni düşünmekten başka
hayat kendi halinde bense bıraktığın yerdeyim
tereddütlerini yıllar önceye teslim et ben geleceğinim
Sen vicdanıydın uçurumlar aynası yalnızlığımın
Güz yaprakları durularken düşlerim başka bambaşka bir bahara
Sen merhametiydin yol yolak bilmeyen en yabancıya yakınlığımın
Her anıyla yeni bir yolcu uğurlarken umutlarım
Başka bambaşka bir zamana...
yüzün yalnızlığıma hafif
iç dünyasız bir şarkı sesimde...
tüm üşümeyi eşit dağıttım yıllarıma
ölüme karşı korkumu uykuyla aşıladım
kış yağmuruyla da yıkansa cesedim
sözlerin ilgi alanımda ölümcül kelebek uçarı
bugünün diliyle anlatamam elverişli acılarımın yetersizliğini
gerçeğin izlerini aramak tanımaktır seni
ilk sayfam canevim adamakıllı özeniyorum mucize çığır açan ömrümüzle
imlası bozuk silinmişliğimize




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.