uzağın sızısını süsler
ihtiyar sonbahar içimde
yürüyen gölgemin aklında
sıtmalı gözbebeklerin terler
ve yiten ağustosun içine kapanmışlığı
olur son sorgusu zamanın
kaygısız sabahları özleyen
bu ölüm korkusuyla
hayatlardan öte sözcükleri arıyoruz
sanrısız bir sadelikte
gepgece
yalnızlıkla aramızda kan bağımız
olan oldu biten bitti
ne eylül yarimdir artık ne kasım
sorularımız cevapsız
en büyük fesattır güneş göğümüze
aklım darmadağınık
öğrenci evlerinde gelişi güzel
sakın kendini ince ipek gibi dokunmuş yalanlarımdan
riya:oluk oluk ve soğuk bir suda boğulmanın fotoğrafı
akşam tutarsızlıklarında bir kaldırımın ter edilmişliği
sensizliğimi tüm kangren yalnızlıklarımın üstünde taşıyorum...
tatlı bir ikindi taşar ya gözlerimden
kıvrım kıvrım bu dokunmak
aklım karışık
özlemlerimi gizlemek yorarken
hayat sevincimi
yüzüme vuran ışığını bile unutmadım
saklamak istedim bir yerlere
saklı sevdalar yamacından inmez
kır soyluluğunda özlem dağlarımın
hüzün dağarcığımda adı sanı bilinmez
terk edilmiş unutulmuş korkak bir kasaba
o küstah renkli gözbebeklerin bana sayrılı
ılık sular akar içimde akşam sancılarıyla
seni düşünmenin ağaçlarla inatlaşmasıydı bu
ıpıslak yollarda kaybolmak...
ayrılık ezik sığırcık kuşu gülüm
kanatlarını getir yalnızlığıma
göğünün berrak tadını
kolladığım ara bir zaman değilsin
kıskandığım tek ülkümdür kanatılmış
dokunamadığım sıcaklığın
ki
ıslak mevsim boylu hüzzamlarım
kurulansın teninde
Sabit Fikirli
sabah olunca
herşey biter sanırdım
akşamım sendin...




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.