Hayata ilk anlamsız bakışlarını
Ağlayışında ki yaşama olan şikayetlerini
Sesindeki titrek serzenişlerini
Ve pamuksu yumuşak ellerini,
Hatırlıyorum, bebeğim
Saklandı Barnabas, İki bin yıllık arada
Sonrasında bulundu; eski bir mağarada
Ve Ordu'nun el koyduğu, o kritik sırada
Adından bahsettirdi; Barnabas İncili
Dört dil nüshasında yazmıştı; Barnabas onu
Yaratanın emrine uy, açma sakın saçını
Şeytan kandırıyor hep, senin gibi kaçını
Bir an evvel değiştir, artık bakış açını
Çağdaşlık kılıfını taşıma, ahirete bayan
Günah yollarına, asla etmeyesin meyil
Bu kaçıncı mücadele, bu kaçıncı savaş
Yeter ey insan oğlu, kan dökme yavaş
Ne savaşlara şahit oldu tarih, asırlar boyu
Ne zaferlerle tarih oldu, bir çok ulus soyu
Babanı dinle oğul, öğrenirsin hayatı
Hiç boşuna değildir, babanın nasihati
Evladın babaya karşı, olsa da kabahati
Öğrenme yolunda ilerle, babanı dinle
Akıllı evlat her daim, baba nasihati dinler
Yıldırım çaktı yüreğime
Ateşi yaktı içimi
Sen istemesen de ben
Yaptım sende seçimi
Bakma kahır çektiğime
Çok yağmurlar yağdı; aşkımızın üzerine
Karlar, yılları örttü; adeta
Rüzgarlar, saçlarımızı savurmadı; sadece
Umutlarımız kaldı; aysberlerin ardında
Yaşlı kırışık yüzümüz gibi, bayatladı aşkımız
En çok bana koyacak bu gidişin
El sallayarak, veda edişin
En çok beni sevindirmişti ya gelişin
Tek tesellimdi benim, bunu bilişin
Bu ayrılık, attı bana kalın bir çizik
Kabuk bağlamış derisi koruyordu yüzümüzü
Rüzgâr, uğultudan duyurmuyordu sözümüzü
Grönland ufku etkiliyordu, kar ışığı gözümüzü
Kıyıya yanaşmıştı buzlar, bir gemi misali
Renkli dağ evleri, iyice geride kalmıştı
Dünyadayken kim kazanır cenneti
Elbette hiç belli değil
Bitmez asla ahiretin zahmeti
Alnın ile secdeye eğil
Ucuz değil cennet öyle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!